Nafaka: Artırım, Azaltım, Tazyik Hapsi ve Sona Erme Halleri 2026

Nafaka, boşanma sonrasında eşler ve çocuklar arasındaki ekonomik dengesizliği gidermek amacıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiş, hukuki açıdan son derece teknik ve duygusal açıdan ağır bir konudur. "Nafaka ne kadar olur?", "Nafaka ne zaman kesilir?", "Nafaka ödemesem ne olur?" gibi sorular her gün binlerce kişi tarafından aranmakta; ancak doğru, kapsamlı ve güncel bilgiye ulaşmak çoğu zaman güç olmaktadır. Bu yazıda süresiz nafaka tartışmaları, nafakanın artırılması ve azaltılması davaları, nafaka ödenmemesi halinde uygulanacak hukuki yollar, iştirak nafakasının belirlenmesi ve nafakanın hangi hallerde sona ereceği; 2026 itibarıyla güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.

Nafaka konusunda somut durumunuza ilişkin değerlendirme için WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz. Her davanın koşulları farklıdır; bu yazıdaki bilgiler genel hukuki çerçeveyi aktarmaktadır.

Nafaka Nedir? Türleri ve Hukuki Dayanağı

Nafaka, bir kişinin geçimini sağlamak için başkasına yasal zorunluluk çerçevesinde yaptığı düzenli ödemeyi ifade eder. Türk hukukunda nafaka birbirinden farklı işlevlere sahip dört temel türde karşımıza çıkar: tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası. Bunların her biri farklı koşullara, farklı hukuki dayanağa ve farklı sonuçlara sahiptir.

Tedbir Nafakası

Boşanma davası açılmasının ardından dava sonuçlanana kadar geçen süreçte, eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini güvence altına almak için hâkimin re'sen veya talep üzerine hükmettiği geçici nafakadır. Tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer; ayrı bir karar gerekmez. Bu aşamada nafaka miktarı kısa sürede belirlendiğinden, tarafların aylık harcamalarını, gelirlerini ve çocukların ihtiyaçlarını detaylı biçimde mahkemeye sunmaları önem taşır.

Yoksulluk Nafakası — Süresiz Nafaka Meselesi

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceğini düzenlemektedir. Süresiz nafaka, Türk hukuku tartışmalarının odak noktalarından biri olmaya devam etmektedir.

Kanun koyucu bu nafakayı "süresiz" olarak nitelendirmiştir; ancak bu, nafakanın sonsuza kadar devam edeceği anlamına gelmemektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 15 Ekim 2024 tarihli kararında, "Sadece 14 ay süren bir evlilik için yaklaşık 150 aya denk gelecek şekilde toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır" denilerek nafaka miktarının evlilik süresiyle orantılı olması gerektiğine vurgu yapılmıştır. Bu karar, kısa süreli evliliklerde nafakaya itiraz edenler için güçlü bir içtihat dayanağı oluşturmaktadır.

Süresiz Nafaka Alabilmenin Şartları

Yoksulluk nafakası talep edebilmek için üç koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. Birincisi, nafaka talep eden tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş ya da düşecek olması gerekir. İkincisi, nafaka talep eden tarafın karşı tarafa göre daha ağır kusurlu olmaması şarttır — eşit kusurda da nafaka talep edilebilir. Üçüncüsü, nafaka ödemesi talep edilen tarafın bu ödemeyi karşılayacak mali güce sahip olması zorunludur.

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre asgari ücretle çalışmak tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz; bu durum yalnızca nafaka miktarının belirlenmesinde etkili olur. Dolayısıyla boşanma sonrası asgari ücretle çalışmaya başlayan bir eşin nafakasının kaldırılması otomatik olarak gerçekleşmez; nafakanın azaltılması söz konusu olabilir.

Nafakanın Artırılması ve Azaltılması Davaları: Şartlar ve Yargıtay Uygulaması

Türk Medeni Kanunu'nun 176/4. maddesi, nafaka artırım ve azaltım davalarının hukuki zeminini oluşturmaktadır: "Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir." Nafaka artırma davası, nafaka alan tarafın açabileceği bir dava olduğu gibi nafaka azaltma davası da nafaka ödeyen tarafın başvurabileceği bir hukuki yoldur.

Nafaka Artırım Davası — Kim, Ne Zaman Açabilir?

Nafaka artırma davası açılabilmesi için iki koşuldan birinin gerçekleşmiş olması gerekir: ya tarafların mali durumlarında nafakanın hükmedildiği tarihe göre önemli bir değişiklik yaşanmış olmalı ya da mevcut nafaka miktarı hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmaz hale gelmiş olmalıdır.

Uygulamada en sık karşılaşılan nafaka artırım gerekçesi enflasyondur. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, tarafların ekonomik durumunda olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde nafaka TÜİK tarafından açıklanan ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında artırılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12 Şubat 2025 tarihli kararıyla bu tutum önemli ölçüde esnetilmiş; döviz cinsinden belirlenmiş olsa dahi aradan geçen uzun süre ve tarafların ekonomik-sosyal koşullarındaki değişim gözetildiğinde nafakanın uyarlanması gerekebileceğine hükmedilmiştir.

Nafaka Artırım Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nafaka artırım kararı dava tarihinden itibaren geçerlilik kazanır; önceki yıllara ait fark geriye dönük olarak talep edilemez. Bu nedenle ihtiyacın doğduğu anda vakit kaybetmeden dava açmak büyük önem taşır. Dava süreci bir yıl sürmüş olsa bile, karar kesinleştiğinde o süreye ait fark toplu olarak tahsil edilebilir.

Nafaka artırım davası basit yargılama usulüne tabidir. Aile mahkemesinde görülen bu davada mahkeme; tarafların gelir belgelerini, SGK kayıtlarını, banka hesap özetlerini ve çocukların ihtiyaçlarına ilişkin belgeleri inceleyerek hakkaniyete uygun yeni nafaka miktarını belirler.

Nafaka Azaltım ve Kaldırma Davası — Nafaka Borçlusunun Hakları

Nafaka ödeyen tarafın gelirinde ciddi bir düşüş yaşanması, işini kaybetmesi, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelmesi ya da nafaka alan tarafın koşullarında iyileşme yaşanması durumunda nafakanın azaltılması veya kaldırılması talep edilebilir.

Yargıtay, bu davalarda terditli talep yöntemini desteklemektedir: önce nafakanın tamamen kaldırılması, bu talebin reddi halinde ise azaltılması istenebilir. Bu yöntem mahkemeye esneklik sağlar ve nafaka borçlusunun haklarını farklı ihtimallere karşı güvence altına alır.

Nafaka azaltım davasının açılabilmesi için koşulların değiştiğinin somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Soyut iddialar veya salt gelir düşüklüğü beyanı yeterli değildir; mahkeme tarafların gerçek mali durumunu araştırır.

Nafaka artırma veya azaltma davası açmayı düşünüyorsanız somut durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Dava açmadan önce mevcut nafaka kararını, gelir belgelerinizi ve varsa değişen koşulları birlikte incelemek süreci çok daha verimli kılar.

Nafaka Ödenmemesi Halinde Uygulanacak Hukuki Yollar ve Tazyik Hapsi

Nafaka kararının varlığı tek başına yeterli değildir; kararın fiilen uygulanması için hukuki mekanizmaların etkin biçimde kullanılması gerekmektedir. Nafaka ödemezse ne olur sorusu, hem nafaka alacaklısının haklarını koruyan hem de nafaka borçlusunu caydıran kritik bir meseledir.

İcra Takibi Yolu

Nafaka alacaklısı, ödeme yapılmayan her ay için icra müdürlüğüne başvurarak nafaka alacağının tahsilini talep edebilir. Nafaka alacakları, diğer alacaklara göre öncelikli alacak niteliği taşıdığından haciz işlemlerinde öncelik hakkına sahiptir. Nafaka borçlusunun maaşına, banka hesabına, taşınır ve taşınmaz mal varlığına icra yoluyla haciz uygulanabilir. Özellikle maaş haczi, düzenli gelirine haciz konulduğu için en etkili tahsil yöntemlerinden biridir.

Tazyik Hapsi — Nafakanın En Güçlü Yaptırımı

Nafakanın ödenmemesi halinde uygulanabilecek en etkili yaptırım tazyik hapsidir. İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, nafakaya ilişkin ilâmı veya ilâm niteliğindeki belgeyi icra dairesine ibraz eden alacaklı, nafaka borçlusunun cari aya ait nafakayı ödememesi halinde icra mahkemesine başvurarak tazyik hapsi talep edebilir.

Tazyik hapsi üç aya kadar uygulanabilir. Ancak bu yaptırımın yalnızca "cari ay nafakaları" için geçerli olduğunu bilmek gerekir; birikmiş eski nafaka borçları için tazyik hapsi istenemez, bu borçlar yalnızca icra takibi yoluyla tahsil edilebilir. Tazyik hapsi bir ceza olmayıp bir baskı aracıdır; nafaka borçlusu ödeme yapması halinde serbest bırakılır.

Tazyik Hapsi İçin Başvuru Süreci

Tazyik hapsi talebinde bulunmak için şu adımları izlemek gerekmektedir. Öncelikle nafaka alacağı için icra takibi başlatılmış olmalıdır. Ardından nafaka borçlusuna ödeme emri tebliğ edilmeli ve borcunu ödemesi için süre tanınmalıdır. Nafaka borçlusunun ödeme emrine rağmen cari ay nafakasını ödememesi halinde, icra mahkemesine tazyik hapsi için başvurulur; mahkeme tarafından 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir.

Mal Beyanında Bulunmama Yaptırımı

Nafaka borçlusu icra takibinde mal beyanında bulunmayı reddederse ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunursa ayrıca yaptırımla karşılaşabilir. Bu durum nafaka alacaklısının lehine ek bir baskı unsuru oluşturmakta; aynı zamanda nafaka borçlusunun varlıklarını gizlemesini güçleştirmektedir.

Nafaka Hangi Hallerde Sona Erer?

Nafaka ne zaman kesilir sorusu hem nafaka alanlar hem de nafaka ödemek zorunda kalanlar tarafından sıkça araştırılan bir konudur. Yoksulluk nafakası üç farklı yolla sona erebilir: kendiliğinden sona erme, mahkeme kararıyla kaldırılma ve taraflar arasındaki anlaşma.

Kendiliğinden Sona Erme Halleri — TMK 176/3

Türk Medeni Kanunu'nun 176/3. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının kendiliğinden sona ereceği iki hal düzenlenmiştir.

Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi

Nafaka alan tarafın resmi nikâhla yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer; bu sonucun gerçekleşmesi için mahkeme kararına gerek yoktur. Evlilik tarihinden itibaren nafaka yükümlülüğü kalkar. Uygulamada nafaka alan tarafın yeniden evlendiğini gizlemeye çalıştığı durumlar yaşanmaktadır; bu hallerde nafaka borçlusu, eski eşinin evlendiğini nüfus kaydıyla ispat ederek mahkemeden nafakanın son bulduğunun tespitini talep edebilir.

Taraflardan Birinin Ölümü

Nafaka borçlusunun ya da nafaka alacaklısının ölümü halinde nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erer. Nafaka borçlusunun ölümü halinde nafaka yükümlülüğü mirasa dahil olmaz; mirasçılar nafaka ödemek zorunda değildir.

Mahkeme Kararıyla Sona Erme Halleri

Fiilen Evliymiş Gibi Birlikte Yaşama

Nafaka alan tarafın resmi evlilik olmaksızın başka biriyle fiilen evliymiş gibi yaşadığının ispatlanması, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılmasına zemin hazırlar. Ancak bu durum "kendiliğinden" gerçekleşmez; nafaka borçlusunun dava açması ve fiili birlikteliği somut delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Fotoğraflar, komşu ifadeleri, ortak adrese ait belgeler ve sosyal medya paylaşımları bu davalarda delil olarak kullanılabilmektedir.

Yoksulluğun Ortadan Kalkması

Nafaka alan tarafın yoksulluktan kurtulması halinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre asgari ücretle çalışmaya başlamak tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Yoksulluğun ortadan kalktığından söz edebilmek için nafaka alan tarafın kendi geçimini rahatça sağlayacak düzeyde ve sürekli bir gelire kavuşmuş olması gerekmektedir. Bu eşiğin nerede çizileceği her somut olayda ayrıca değerlendirilmektedir.

Çalışmaya Başlamak — Nafakayı Keser mi?

Nafaka alan tarafın bir işe girmesi ve düzenli gelir elde etmeye başlaması, nafakanın doğrudan kaldırılmasını gerektirmez. Elde edilen gelirin miktarı, sürekliliği ve nafaka alan kişinin tüm ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı birlikte değerlendirilir. Yüksek ücretle çalışmaya başlayan tarafın nafakasının kaldırılması ya da önemli ölçüde azaltılması söz konusu olabilirken, düşük ücretle çalışmak yalnızca nafaka miktarını etkileyebilir.

Gelir Artışı — Nafakayı Otomatik Kaldırır mı?

Nafaka alan tarafın gelirinin artması da tek başına nafakanın kaldırılması sonucunu doğurmaz. Nafaka borçlusunun da geliri artmışsa, iki tarafın durumu birlikte değerlendirilir ve denge korunmaya çalışılır. Nafaka yalnızca nafaka alan tarafın geliri artarken nafaka ödeyen tarafın durumu aynı kaldığında — ya da kötüleştiğinde — azaltılabilir ya da kaldırılabilir.

İştirak Nafakasının Belirlenmesi: Çocuğun İhtiyaçları ve Tarafların Gelir Durumu

İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun giderlerine katkısını sağlayan nafaka türüdür. İştirak nafakası belirlenirken çocuğun üstün yararı esas alınır; tarafların kusur durumu iştirak nafakasını etkilemez. Çocuk için nafaka belirlenirken ne kadar kusurlu olduğunuza değil, mali gücünüze ve çocuğun ihtiyaçlarına bakılır.

Belirleme Kriterleri

Türk Medeni Kanunu'nun 330/1. maddesi uyarınca nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Mahkeme bu değerlendirmede çocuğun yaşını, eğitim düzeyini, sağlık durumunu ve günlük yaşam giderlerini; her iki ebeveynin gelirini, mesleklerini ve yaşam standartlarını; velayet hakkı sahibi ebeveynin çocuğa ayırdığı zaman ve emek karşılığında üstlendiği sorumlulukları dikkate alır.

Yargıtay'ın İştirak Nafakasına Yaklaşımı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 14 Şubat 2025 tarihli 2024/1871 E. — 2025/243 K. sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere, "İştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları göz önünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur." Bu karar, velayet hakkı sahibi ebeveynin somut katkısının artık nafaka hesabında ayrıca gözetildiğini ortaya koyması bakımından önemlidir.

İştirak Nafakasının Artırılması

İştirak nafakası da yoksulluk nafakası gibi enflasyon, çocuğun artan ihtiyaçları veya tarafların değişen ekonomik koşulları gerekçesiyle artırılabilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre iştirak nafakası kural olarak yıllık ÜFE oranında artırılmakta; olağanüstü değişikliklerin varlığı halinde bu oranın üzerinde bir artırım da mümkün olmaktadır.

18 Yaş Sonrası Nafaka — Eğitim Devam Ediyorsa

İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla sona erer; ancak çocuğun yükseköğrenimine devam etmesi halinde durum farklılaşır. Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesi uyarınca, olağan eğitimini sürdüren çocuk için anne ve babanın bakım yükümlülüğü — dolayısıyla nafaka ödeme yükümlülüğü — eğitim tamamlanana kadar devam eder. Uygulamada mahkemeler, üniversite eğitimi devam eden çocuklar için nafakanın sürdürülmesine sıklıkla hükmetmektedir.

Süresiz Nafaka Tartışmaları ve 2026 İtibarıyla Güncel Durum

Süresiz nafaka meselesi Türkiye'de yıllardır tartışılan ve kamuoyunu ikiye bölen bir hukuki konudur. Nafaka ödemek zorunda kalanlar süresiz nafakanın kaldırılmasını ya da belirli bir süreyle sınırlandırılmasını talep ederken, nafaka alanlar bu güvencenin ortadan kalkmaması gerektiğini savunmaktadır.

Yargıtay'ın 2024-2025 Döneminde Attığı Adımlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 15 Ekim 2024 tarihli kararı, nafaka hukukunda önemli bir dönüşüme işaret etmektedir: kısa süreli evliliklerde orantısız nafakaya hükmedilmesini hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmaz bulan bu karar, "süresiz nafaka her koşulda süresiz devam eder" anlayışını sorgulamaktadır. Öte yandan Yargıtay, nafakanın tamamen kaldırılması konusunda hâlâ oldukça ihtiyatlı bir tutum sergilemekte; koşullar gerçekten değişmedikçe nafakanın kaldırılması yerine azaltılması yolunu tercih etmektedir.

Kanun Değişikliği Tartışmaları

Türkiye'de nafaka hukukunu yeniden düzenleyen kapsamlı bir yasal değişiklik henüz hayata geçirilmemiştir. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri tarafından gündeme taşınan "süresiz nafakanın kaldırılması" ya da "nafakanın evlilik süresiyle orantılı belirlenmesi" önerileri, Yargıtay içtihadında kısmen karşılık bulmaktadır. 2026 itibarıyla mevcut hukuki çerçeve yürürlüktedir; değişen tek şey Yargıtay'ın hakkaniyete aykırı nafaka kararlarını bozmaya daha istekli olduğunun görülmesidir.

Nafaka Davalarında Pratik Öneriler

Nafaka süreçleri teknik detaylar içeren ve süreler açısından büyük önem taşıyan davalardır. Gerek nafaka talep edenler gerekse nafaka ödemek zorunda olanlar için bazı pratik noktaların altını çizmekte fayda vardır.

Delil toplayın. Nafaka artırım davasında faturalar, kira sözleşmeleri, okul giderleri ve sağlık harcamalarına ilişkin belgeler; nafaka azaltım davasında ise işten çıkış belgesi, sağlık raporu veya ücret bordrosu gibi gelir düşüşünü kanıtlayan belgeler kritik önem taşır.

Nafaka ödemelerini banka transferiyle yapın. Elden yapılan ödemelerin ispatlanması güçtür; nafaka borçluları her ödemeyi banka havalesiyle ve "nafaka" açıklamasıyla yapmalıdır. Bu hem borçluyu hem de alacaklıyı korur.

Nafaka miktarının güncellenmesini beklemeden dava açın. Enflasyon karşısında eriyip giden nafaka, nafaka artırım davası açılmadan otomatik olarak güncellenmez. İhtiyacın doğduğu anda harekete geçmek hem zaman hem de mali kayıpları önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka ne kadar olur? Belirli bir formül var mı?

Nafaka miktarı için sabit bir formül bulunmamaktadır. Hâkim; nafaka talep eden tarafın ihtiyaçlarını, nafaka ödemesi beklenen tarafın mali gücünü, tarafların yaşam standartlarını ve varsa çocukların ihtiyaçlarını bir bütün olarak değerlendirerek takdir yetkisini kullanır. Yoksulluk nafakasında asgari ücret düzeyinde gelir olması tek başına nafakayı engellemez; iştirak nafakasında ise çocuğun somut giderleri esas alınır.

Süresiz nafaka gerçekten ömür boyu devam eder mi?

Hayır. "Süresiz" ifadesi nafakanın sona ereceği tarihin peşinen belirtilmediği anlamına gelir; nafaka yeniden evlenme, yoksulluğun ortadan kalkması, fiilen birlikte yaşama gibi koşulların gerçekleşmesi ya da mahkeme kararıyla azaltılabilir veya kaldırılabilir. Yargıtay'ın son dönem kararları, kısa süreli evliliklerde orantısız nafakaya hükmedilmesini hakkaniyet ilkesine aykırı bulmaktadır.

Nafaka ödemesem ne olur? Hapis yatar mıyım?

Nafaka ödenmemesi halinde nafaka alacaklısı hem icra takibi başlatabilir hem de cari ay nafakası için tazyik hapsi talep edebilir. Tazyik hapsi cezai bir yaptırım değil, ödemeye zorlama amaçlı bir baskı aracıdır; ödeme yapılması halinde serbest bırakılırsınız. Üç aya kadar uygulanabilir. Maaş ve mal varlığına haciz ise ayrıca uygulanabilecek diğer yaptırımlardır.

Nafaka artırma davası ne kadar sürer?

Nafaka artırım davaları basit yargılama usulüne tabidir ve genellikle 6-12 ay içinde sonuçlanmaktadır. Karar dava tarihinden itibaren geçerli olduğundan, dava süresince geçen her ay için birikmiş fark da hükmedilen kararla birlikte tahsil edilebilir. Bu nedenle dava açmayı geciktirmemek mali açıdan büyük önem taşır.

Eşim yeniden evlendi, nafaka otomatik kesilir mi?

Evet, nafaka alan tarafın resmi nikâhla yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer; ayrıca mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak bu durumun size tebliğ edilmesi beklenmez; evlenme tarihinden itibaren nafaka ödememe hakkınız doğar. İcra takibi varsa durumu icra müdürlüğüne bildirmeniz gerekir. Eski eşinizin evlendiğini gizlemesi halinde nüfus kaydıyla bunu ispat edip fazla ödediğiniz tutarların iadesini talep edebilirsiniz.

Çocuk 18 yaşını doldurunca nafaka kesilir mi?

Kural olarak iştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla sona erer. Ancak çocuğun olağan eğitimine devam etmesi halinde eğitim tamamlanana kadar nafaka yükümlülüğü sürebilir. 18 yaşını dolduran çocuk bu durumda nafaka davasını bizzat açmalıdır; velayet hakkı sahibi ebeveyn artık dava açamaz.

İşimi kaybettim, nafakamı azaltabilir miyim?

Evet, nafaka borçlusunun gelirinde ciddi düşüş yaşanması nafakanın azaltılması ya da geçici olarak durdurulması talebi için hukuki zemin oluşturur. İşten çıkış belgesi, SGK kayıtları ve gelir belgelerini bir araya getirerek nafakanın azaltılması davası açılabilir. Mahkeme karar verene kadar geçen süreçte de mevcut nafaka yükümlülüğünüz devam ettiğinden, mümkün olan en kısa sürede dava açmanızı öneririz.

Nafaka ödeme yükümlüsü ölürse nafaka devam eder mi?

Hayır. Nafaka borçlusunun ölümü halinde nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erer ve mirasçılara geçmez. Nafaka kişiye bağlı bir yükümlülüktür; miras bırakılamaz. Nafaka alacaklısı bu durumda başka hukuki yollara başvurabilir; ancak nafaka mirasçılardan talep edilemez.

Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka sonradan değiştirilebilir mi?

Evet, değiştirilebilir. Anlaşmalı boşanma protokolündeki nafaka miktarı da koşulların değişmesi halinde artırım veya azaltım davasına konu edilebilir. Ancak Yargıtay, protokolde bilerek ve isteyerek daha yüksek nafakayı kabul eden tarafın sonradan bu karardan dönmesini iyi niyet ilkesiyle bağdaştırmamaktadır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma sürecinde nafaka miktarını protokole geçirmeden önce dikkatli bir hukuki değerlendirme yapılması önerilmektedir.

Nafaka davası için avukat tutmak şart mı?

Yasal zorunluluk bulunmamakla birlikte, nafaka davaları hem teknik hem de duygusal olarak yoğun süreçlerdir. Delillerin doğru sunulması, bilirkişi raporuna etkin itiraz ve nafaka miktarının gerçekçi belirlenmesi için hukuki temsil büyük fark yaratmaktadır. Somut durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Nafaka konusunda hukuki destek mi arıyorsunuz?

Nafaka artırımı, azaltımı, kaldırılması veya ödenmemesi halinde izlenecek hukuki yol konusunda somut durumunuza göre değerlendirme yapılması için WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz. Her davanın koşulları farklıdır; genel bilgiler tek başına yeterli olmayabilir.

borçlar ve sözleşmeler hukuku
Paylaş