İkinci el araçta ayıplı satış, Türkiye'de her yıl binlerce kişiyi mağdur eden ve yargıya yansıyan dava sayısı giderek artan hukuki bir sorundur. Aracın kilometresinin düşürülmesi, hasar kaydının gizlenmesi, motor ve şanzıman kusurlarının satış sırasında örtbas edilmesi ya da şasi numarasıyla oynanmış — change — araç satışı; hem Türk Borçlar Kanunu hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazıda ikinci el araçta ayıplı satışın hukuki çerçevesini, sık karşılaşılan ayıp türlerini, delil toplama yöntemlerini, dava sürecini ve hem alıcı hem satıcı açısından bilinmesi gereken kritik hususları ele alıyoruz.
İçindekiler
ToggleAyıplı Mal Nedir? İkinci El Araçta Ayıp Nasıl Tanımlanır?
Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca satıcı; alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıplardan da sorumludur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesi ise ayıplı malı; taraflarca kararlaştırılmış örnek ya da modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan mal olarak tanımlamaktadır. İkinci el araç satışlarında bu tanım son derece geniş bir uygulama alanı bulmaktadır.
Önemli bir nokta: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/4472 E. ve 2018/6303 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, satıcı araçtaki ayıbı bilmese dahi sorumludur. Bu içtihat, alıcılar açısından son derece güçlü bir güvence sağlamaktadır; zira uygulamada satıcılar sıklıkla "ben de bilmiyordum" savunmasına başvurmaktadır.
Açık Ayıp ve Gizli Ayıp Ayrımı
Ayıplar hukuki açıdan iki kategoride değerlendirilmektedir. Açık ayıp; araç teslim alınırken makul bir incelemeyle fark edilebilecek, görünür nitelikteki kusurlardır. Satış sırasında görülebilen bir boya hasarı, gözle fark edilen bir çarpma izi veya teslimde hemen dikkat çeken mekanik arızalar bu kategoriye girer. Alıcının teslim anında fark ettiği ya da fark etmesi gerektiği açık ayıplar için sonradan satıcıya başvuru hakkı oldukça sınırlıdır.
Gizli ayıp ise teslim anında makul bir incelemeyle tespit edilemeyen; ancak kullanım sırasında ya da sonradan ortaya çıkan kusurdur. İkinci el araçta ayıplı satış davalarının büyük çoğunluğunu gizli ayıp oluşturmaktadır. Kilometre düşürme, Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde gizli ayıp kapsamında değerlendirilmektedir; zira aracın kilometer sayacının geriye alınmış olduğu ilk bakışta anlaşılabilecek bir durum değildir.
Noterdeki "Bu Haliyle Kabul Ediyorum" İbaresi Sizi Bağlar mı?
İkinci el araç satış sözleşmelerinde noterde sıklıkla "aracı kontrol ettim, bu haliyle kabul ediyorum" şeklinde bir irade beyanına yer verilmektedir. Bu ibarenin satıcının sorumluluğunu her koşulda ortadan kaldırdığı sanılmaktadır; ancak bu yanlış bir değerlendirmedir. Söz konusu ibare, alıcı tarafından bilinebilecek açık ayıplar bakımından geçerlidir; gizli ayıplar için satıcı sorumluluğu devam eder. Yargıtay, bu konuda tutarlı biçimde alıcı lehine karar vermektedir.
İkinci El Araçta En Sık Karşılaşılan Ayıp Türleri
İkinci el araç piyasasında karşılaşılan ayıplar; basit mekanik arızalardan organize biçimde işlenen suçlara kadar geniş bir yelpazede yer almaktadır. Her ayıp türünün hukuki niteliği ve doğurduğu sorumluluklar birbirinden farklıdır.
Kilometre Düşürme — Hem Ayıp Hem Suç
Kilometre düşürme; aracın elektronik sistemine müdahale edilerek kilometre sayacının geriye alınması işlemidir. Bu işlem, alıcının aracı gerçekte olduğundan daha az kullanılmış sanarak yüksek bedel ödemesine yol açmaktadır. Türk hukuku, kilometre düşürme eylemini hem Türk Borçlar Kanunu kapsamında gizli ayıp hem de TCK 157-158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu olarak değerlendirmektedir. Bu çift nitelik, alıcıya hem hukuk davası hem de ceza davası açma imkânı tanımaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/7985 E. ve 2016/14765 K. sayılı kararında, internet ilanında 130.000 km olduğu belirtilen bir aracın muayene kayıtlarında daha yüksek kilometrede göründüğünün tespit edilmesi üzerine satış bedelinin iadesi talep edilmiş; mahkemece bu talep haklı bulunmuştur. Kilometre düşürmenin cezai boyutunda ise bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu oluşmakta; TCK 158/1-f kapsamında 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilebilmektedir.
Gerçek Kilometreyi Nasıl Öğrenirsiniz?
Araç satın almadan önce gerçek kilometreyi öğrenmek için birkaç yol mevcuttur. PTT üzerinden şasi numarasıyla yapılan sorgu, aracın muayene geçmişini ve her muayenede kaydedilen kilometreyi listelemektedir. Bu sorguda kilometre değerlerinde geriye doğru bir hareket görülmesi, düşürme işleminin açık göstergesidir. Bunun yanı sıra TÜVTÜRK muayene istasyonlarının kayıtları ve aracın servis geçmişi de kilometre takibinde kullanılabilecek önemli veri kaynaklarıdır.
Change Araç — En Ağır Ayıp Türü
Change araç; çalıntı bir aracın motor numarası veya şasi numarasının, başka bir araçtan alınan numaralarla değiştirilmesi yoluyla oluşturulan ve sahte kimlikle satışa sunulan araçtır. Change araç satın alan kişi çoğu zaman bu durumdan tamamen habersizdir; gerçeği trafik tescil aşamasında ya da sonradan yapılan kapsamlı ekspertizde öğrenir. Change araç tespiti halinde araç müsadereye konu olabileceğinden alıcı hem aracını hem parasını kaybedebilir; bu nedenle en ağır mağduriyet yaratan ayıp türü olarak değerlendirilmektedir.
Change araç satışında satıcının hileli davranışı söz konusu olduğundan TBK'nın zamanaşımı hükümleri uygulanmaz; hile nedeniyle sözleşmenin iptali talep edilebilir ve ödenen bedelin tamamı ile uğranılan zararlar istenebilir. Ayrıca satıcı hakkında dolandırıcılık suçundan ceza şikayetinde bulunulması da mümkündür.
Ağır Hasar Kaydının Gizlenmesi
Trafik kazasında ağır hasar gören ve bu hasarın onarımla gizlendiği araçların ayıplı olmayan araçlar gibi satışa sunulması, ikinci el piyasasının en yaygın sorunlarından biridir. TRAMER kayıtlarında hasar geçmişi görünmekle birlikte bazı hasarlar sigorta dışı onarımlarla gizlenmekte; alıcının bu bilgiye kolayca ulaşması her zaman mümkün olmamaktadır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/26690 E. ve 2019/9299 K. sayılı kararında önemli bir ilke benimsenmiştir: Alıcının TRAMER kaydını bizzat sorgulamak, sigorta kayıtlarını incelemek veya ekspertiz yaptırmak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Satıcı, alıcının bu sorgulamaları yapmadığını öne sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Bu karar, hasar kaydını gizleyen satıcılara karşı açılacak davalarda son derece güçlü bir içtihat dayanağı oluşturmaktadır.
Motor ve Şanzıman Kusurları
İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretine ilişkin yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca, ikinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi; satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre süreyle, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. Bu garanti yükümlülüğü yalnızca galeriler için geçerli olmakla birlikte, bireysel satıcıların da satıştan kısa süre sonra ortaya çıkan mekanik arızalarda ayıp sorumluluğundan kurtulamayacağı Yargıtay kararlarıyla sabit hale gelmiştir.
Alıcının Seçimlik Hakları — TBK ve TKHK Kapsamında
İkinci el araçta ayıp tespit edildiğinde alıcının hangi hakları kullanacağı büyük önem taşır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesi, alıcıya birbirinden farklı sonuçlar doğuran seçimlik haklar tanımaktadır.
Sözleşmeden Dönme ve Bedelin İadesi
Ayıbın önemli nitelikte olması halinde alıcı sözleşmeden dönebilir; aracı iade ederek ödediği satış bedelinin tamamının iadesini talep edebilir. Kilometre düşürme, change araç ve ağır hasar gizleme gibi ağır ayıplarda mahkemeler sözleşmeden dönme talebini genellikle haklı bulmaktadır. Uygulamada en çok tercih edilen hukuki yol da budur; zira alıcı yıllarca sorun yaşayacağı bir araçla kalmak yerine tam bedelini geri almayı tercih etmektedir.
Bedel İndirimi Davası
Alıcı sözleşmeden dönmek yerine aracı elinde tutup ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edebilir. Bu seçeneği kullanan alıcı; araç, ayıpsız olsaydı ne kadar değerinde olurdu ve ayıplı halde ne kadar değer taşıyor sorusunun yanıtını bilirkişiye tespit ettirir. Aradaki fark kadar iade talep edilir. Bilirkişi tarafından belirlenen bu değer farkı, araçta ayıptan sonraki dönemde yapılan masraflarla birlikte toplam tazminat talebinin temelini oluşturur.
Ücretsiz Onarım Talebi
Alıcı, aracın ücretsiz olarak onarılmasını talep edebilir. Ancak bu seçenek uygulamada sınırlı kullanım alanı bulmaktadır; kilometre düşürme veya change araç gibi ağır ayıplarda onarım zaten mümkün olmadığından sözleşmeden dönme ya da bedel indirimi yolu tercih edilmektedir.
Ayıpsız Misliyle Değişim
Tüketici işlemlerinde — yani galeri veya yetkili bayiden yapılan satışlarda — alıcı aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini de talep edebilir. Bireysel satıcılar açısından bu hak daha sınırlı uygulanmaktadır.
Delil Tespiti — En Kritik Aşama
İkinci el araçta ayıplı satış davalarının seyrini belirleyen en önemli unsur delillerdir. Dava açmadan önce delillerin eksiksiz ve güvenilir biçimde toplanması, hem tazminat miktarını hem de davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Teknik Deliller
PTT km sorgusu, aracın geçmiş muayene tarihlerinde kaç kilometrede olduğunu resmi kayıtlarla ortaya koyar. Bu sorgu tamamen ücretsizdir ve şasi numarasıyla PTT şubelerinden ya da e-devlet üzerinden yapılabilmektedir. Kilometre düşürme iddiasında bu sorgu, davanın temel taşını oluşturmaktadır.
TRAMER kaydı, aracın geçirdiği trafik kazalarını ve sigorta tazminat süreçlerini kayıt altına alan resmi sistemdir. Aracın hasar geçmişini belgeleyen TRAMER dökümleri mahkemelerde birincil delil niteliği taşımaktadır.
Yetkili servis kayıtları, aracın daha önceki bakım ve onarım geçmişini gösteren belgelerdir. Birden fazla yetkili servis kaydında aynı aracın farklı tarihlerde farklı kilometrelerde görünmesi, km düşürme işlemini doğrudan ortaya koyar.
Araç elektronik kayıtları, modern araçlarda OBD sistemi ve ECU modülü üzerinde gerçek km bilgisinin depolandığı dijital kayıtlardır. Kilometre sayacı geri alınmış olsa bile araçtaki elektronik kontrol ünitesi gerçek km verisini tutabilmektedir. Bu verilere ancak uzman bilirkişi aracılığıyla ulaşılabilmekte olup mahkemelerde son derece güçlü delil niteliği taşımaktadır.
Belgesel Deliller
Satış ilanının ekran görüntüsü, özellikle "kazasız", "boyasız", "değişensiz" ve belirli bir km değeri bildiren ilanlar açısından kritik önem taşımaktadır. Satıcının sözlü veya yazılı beyanlarını belgeleyen WhatsApp mesajları, e-postalar ve diğer iletişim kayıtları da delil niteliği taşır. Ayrıca satış sözleşmesi, devir evrakları ve ödeme dekontları davada her zaman ibraz edilmelidir.
Noter Tespiti
Ayıbı fark ettiğinizde ilk yapmanız gereken işlem notere giderek aracın mevcut durumunu tespit ettirmektir. Noter tespiti; aracın fiziksel durumunu, kilometer göstergesini, hasar izlerini ve diğer kusurları resmi olarak belgeleyen ve mahkemelerde tartışmasız delil niteliği taşıyan resmi bir belge oluşturur. Bu tespit yapılmadan satıcıya ihtar gönderilmesi ve dava açılması delil riski doğurmaktadır.
Bağımsız Ekspertiz Raporu
TÜVTÜRK gibi resmi muayene istasyonları ya da sertifikalı bağımsız ekspertizlerden alınacak teknik rapor, aracın gerçek durumunu belgeler. Bu raporun satış öncesinde değil, ayıbın ortaya çıkmasının ardından alınması önemlidir; aksi halde satıcı "alım sırasında ayıbı biliyordunuz" savunmasına başvurabilir.
Satıcıya İhtar — Dava Şartı
Ayıplı araç davası açmadan önce satıcıya noter aracılığıyla ihtarname göndermek zorunludur. Satıcı temerrüde düşürülmeden açılan dava usul yönünden reddedilebilir. İhtarnamede ayıbın niteliği, tespit tarihi ve talep edilen seçimlik hak açıkça belirtilmelidir. Satıcıya makul bir süre — genellikle 30 gün — tanınması önerilmektedir. Satıcının bu süre içinde yanıt vermemesi ya da talebi reddetmesi halinde dava yoluna gidilebilir.
Dava Süreci — Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
İkinci el araçta ayıplı satış davalarında görevli mahkeme, satışın niteliğine göre değişmektedir. Bu ayrımın doğru yapılması, davanın başından itibaren doğru yerde sürdürülmesi açısından kritik önem taşır.
Görevli Mahkeme
Galeriden veya yetkili bayiden yapılan satışlar tüketici işlemi niteliği taşıdığından Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu davalarda yetkili mahkeme; hem davalının yerleşim yeri hem de tüketicinin yerleşim yeri mahkemesidir. Bireysel satıcıdan yapılan satışlarda ise — ticari amaç taşımayan bireyler arası satışlarda — görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Satıcının tacir sıfatı taşıması durumunda ise Ticaret Mahkemesi devreye girer.
Zamanaşımı Süreleri
TBK kapsamında ikinci el araçta ayıp ihbarı için teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Ancak bu süreye dikkat edilmesi gereken önemli bir istisna mevcuttur: Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse — kilometre düşürme ve change araç bu kapsamdadır — zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Bu istisna, km düşürme ve change araç mağdurları için son derece önemli bir güvence sağlamaktadır; geç de fark edilse dava hakkı devam etmektedir.
Bilirkişi İncelemesi
Dava sürecinde mahkeme genellikle bir makine mühendisi, bir otomotiv uzmanı ve gerektiğinde bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirir. Bilirkişiler aracı bizzat inceleyerek ayıbın varlığını, kaynağını, alıcı tarafından fark edilip edilemeyeceğini ve ayıbın araç değerine etkisini raporlaştırır. Bu rapor çoğu zaman mahkemenin hükmüne esas alındığından, bilirkişi sürecinde aracın muayeneye sunulması ve tüm teknik belgelerin eksiksiz ibraz edilmesi büyük önem taşır.
Savcılığa Suç Duyurusu — Ceza Boyutu
İkinci el araçta ayıplı satış, yalnızca hukuki bir sorun değildir; kasıtlı gizleme veya km düşürme söz konusu olduğunda aynı zamanda cezai bir fiildir. Alıcı, hukuk davası açmanın yanı sıra satıcı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunma hakkına sahiptir. Bu iki süreç birbirini engellemez; paralel olarak yürütülebilir.
Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu
Kilometre düşürme ve change araç satışı; TCK'nın 157. maddesi kapsamında dolandırıcılık, bilişim sisteminin araç olarak kullanılması halinde ise TCK 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu oluşturmaktadır. Nitelikli dolandırıcılık suçunda ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaktadır.
Suç Duyurusu Dilekçesinde Yer Alması Gerekenler
Savcılığa yapılacak suç duyurusu dilekçesinde; satıcının kimlik bilgileri, aracın plaka ve şasi numarası, satış tarihi ve bedeli, ayıbın nasıl tespit edildiği, PTT km sorgusu ve TRAMER dökümleri ile varsa noter tespit tutanağı yer almalıdır. Suç duyurusu karşısında savcılık gerekli gördüğünde teknik bilirkişi görevlendirerek araç üzerinde inceleme yaptırabilir; bu inceleme aynı zamanda hukuk davasında da delil olarak kullanılabilir.
Tazminat Davası — Maddi ve Manevi Tazminat
Ayıplı araç nedeniyle uğranılan zarar yalnızca araç bedeliyle sınırlı değildir. Ayıplı araç nedeniyle katlanılan tüm masraflar — tamir giderleri, yedek parça bedelleri, araç kullanılamaması nedeniyle yapılan ulaşım giderleri ve aracın gerçek piyasa değeri ile ödenen bedel arasındaki fark — maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
Bunun yanı sıra dolandırıcılık kastıyla gerçekleştirilen satışlarda — özellikle km düşürme ve change araç davalarında — manevi tazminat talebi de gündeme gelmektedir. Mahkemeler, satıcının kastı ve hilesi oranında manevi tazminata hükmetmektedir.
Değer Kaybı Tazminatı
Aracın ayıplı olması nedeniyle gerçek piyasa değerinin altında bir değer taşıması halinde bu değer farkının tazminata konu edilmesi mümkündür. Kilometre düşürülmüş bir araçta; aracın düşürülmüş km değeriyle gerçek km değerine göre piyasada oluşacak fiyat arasındaki fark, değer kaybı tazminatının temel hesap unsurunu oluşturur. Bu fark bilirkişi tarafından hesaplanmakta ve mahkemenin tazminat kararına esas alınmaktadır.
Satıcı Açısından Hukuki Durum — Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
İkinci el araç satan kişiler açısından da bu yazı önemli uyarılar içermektedir. Satıcı, araçtaki ayıbı bilmese dahi TBK kapsamında sorumludur; bu sorumluluktan kurtulmanın tek yolu, ayıpların alıcıya satış sırasında açıkça ve eksiksiz biçimde bildirilmesidir.
Özellikle bir galerici ya da ikinci el araç ticareti yapan kişi iseniz, sattığınız araçtaki her türlü hasar kaydı, mekanik kusur ve geçmişe ait bilgiyi alıcıya bildirmeniz; bu bildirimi sözleşmede kayıt altına almanız hem hukuki sorumluluğunuzu hem de cezai riskinizi önemli ölçüde azaltır. Km düşürme işlemini bizzat yapmayan bir galericinin bile bu işlemi yapan önceki sahibin eyleminden dolayı alıcıya karşı ayıp sorumluluğu devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aracın kilometresinin düşürüldüğünü nasıl anlayabilirim?▼
En güvenilir yöntem PTT üzerinden şasi numarasıyla yapılan km sorgusudur. Bu sorguda aracın muayene geçmişindeki km değerleri listelenmektedir; geriye doğru bir hareket km düşürmenin açık göstergesidir. Bunun yanı sıra yetkili servis kayıtları, sigorta poliçelerindeki km beyanları ve aracın elektronik kontrol ünitesi de gerçek km bilgisine ulaşmada kullanılabilecek kaynaklardır.
Noterden "bu haliyle kabul ediyorum" diye imzaladım, dava açabilir miyim?▼
Evet, açabilirsiniz. Bu ibare yalnızca satış anında görülebilir, açık ayıplar için geçerlidir. Kilometre düşürme ve hasar kaydı gizleme gibi gizli ayıplarda satıcının sorumluluğu devam etmektedir. Yargıtay bu konuda tutarlı biçimde alıcı lehine karar vermektedir.
Bireysel satıcıdan araç aldım, galeriden almadım — dava açabilir miyim?▼
Evet. Türk Borçlar Kanunu'nun ayıp sorumluluğu hükümleri bireysel satıcıları da kapsamaktadır. Bireysel satıcıdan yapılan satışlarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Satıcının ayıbı bilip bilmediğinden bağımsız olarak sorumluluğu devam etmektedir.
Change araç aldım, ne yapmalıyım?▼
Öncelikle aracı kullanmayı bırakın ve durumu trafik tescil birimine bildirin. Ardından satıcı hakkında hem savcılığa suç duyurusunda bulunun hem de hukuk mahkemesinde sözleşmenin iptali ve bedel iadesi davası açın. Change araçta hile söz konusu olduğundan zamanaşımı hükümleri uygulanmaz; geç fark etmiş olsanız bile dava hakkınız devam etmektedir.
Ekspertiz raporum temiz çıktı, sonradan ayıp çıkınca ne yapabilirim?▼
Ekspertiz raporunun temiz çıkmış olması satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ekspertiz raporları bazı gizli ayıpları tespit edemeyebilir; satıcının kasıtlı olarak gizlediği ayıplar için sorumluluk devam etmektedir. Öte yandan bu durum, ekspertiz yapan firmaya karşı da ayrı bir hukuki talep hakkı doğurabilir.
İkinci el araç davasında ne kadar tazminat alabilirim?▼
Tazminat miktarı; seçilen hukuki yola, ayıbın niteliğine ve bilirkişi incelemesine göre değişmektedir. Sözleşmeden dönme halinde satış bedelinin tamamı iade edilir. Bedel indirimi yolunda ise ayıp oranındaki değer farkı ile yapılan masraflar talep edilebilir. Km düşürme ve change araç gibi ağır ayıplarda ayrıca manevi tazminat da istenebilmektedir.
Dava açmadan önce satıcıyla uzlaşmam gerekiyor mu?▼
Dava açmadan önce satıcıya noter ihtarnamesi göndermek zorunludur; aksi halde dava usulden reddedilebilir. Tüketici işlemlerinde — galeri veya bayi satışlarında — ise önce Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmak da mümkündür. Satıcının ihtarnameye yanıt vermemesi ya da talebi reddetmesi halinde dava açma hakkı doğar.
Sahibinden.com ilanında "kazasız" yazıyordu, bu hukuki bağlayıcı mı?▼
Evet, hukuki bağlayıcılığı vardır. Satıcının ilan veya sözlü beyanlarında bildirdiği niteliklerin araçta bulunmaması, TBK 219 kapsamında satıcının sorumluluğunu doğurmaktadır. Bu nedenle ilanın ekran görüntüsünü satın alma işleminden önce ve sonra saklamanız, ilerleyen süreçte çok değerli bir delil oluşturacaktır.
Satın aldıktan sonra aracı üçüncü bir kişiye sattım, yine de dava açabilir miyim?▼
Aracı üçüncü kişiye satmış olmanız, daha önce satın aldığınız satıcıya karşı tazminat hakkınızı tamamen ortadan kaldırmaz; ancak talep edebileceğiniz tazminat miktarını sınırlandırabilir. Yargıtay kararlarında, ayıplı araç üçüncü kişiye satılmış olsa bile alıcının elde ettiği satış bedeliyle ödediği bedel arasındaki fark ile diğer zararlarını talep edebildiği görülmektedir.
Km düşürme davasında hangi mahkemeye başvurmalıyım?▼
Galeri veya bayiden alınan araçlarda Tüketici Mahkemesi, bireysel satıcıdan alınan araçlarda Asliye Hukuk Mahkemesi, ticari nitelik taşıyan işlemlerde ise Ticaret Mahkemesi görevlidir. Ceza boyutu için ise Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulur; nitelikli dolandırıcılık suçu Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanır.