Yıllardır aynı kiracıyla süren kira ilişkisinde kira bedeli piyasanın çok altında kalmış olabilir. Ya da tam tersi: kiracı olarak aldığınız zam teklifini aşırı buluyor ve mahkemenin belirleyeceği gerçek kira bedelini öğrenmek istiyorsunuz. Her iki taraf için de çözüm yolu aynı: kira tespit davası. Peki "Ev sahibi istediği zaman dava açabilir mi?", "5 yıl dolmadan kira artırılabilir mi?", "Kira tespit davası geriye dönük fark yaratır mı?" Bu soruların yanıtları, Türk Borçlar Kanunu'nun katı süre ve şart kurallarına bağlıdır. Yanlış zamanda açılan ya da usulsüz yürütülen bir dava, ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu rehberde kira tespit davasının tüm boyutlarını Yargıtay kararları ışığında sade ve pratik bir dille ele alıyoruz.
Kira tespit davasına ilişkin hak kaybı yaşamamak adına somut olayınıza göre değerlendirme yapılması için WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz.
İçindekiler
ToggleKira Tespit Davası Nedir?
Kira tespit davası; kiraya veren ya da kiracının, mevcut kira bedelinin emsal kira bedelleri ve hak ve nesafet ilkesi çerçevesinde yeniden belirlenmesini mahkemeden talep ettiği özel bir dava türüdür. Bu davanın hukuki dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesidir.
Kira tespit davasının temel özelliği, yenilik doğurucu (inşai) nitelikte olmasıdır. Yani mahkemenin vereceği karar, kira bedelini geçmişe dönük olarak değil, belirlenen kira döneminden itibaren ileri yönelik olarak değiştirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre kira bedelinin tespiti davasında hakim, ileriye yönelik olarak bir yıllık süre zarfında uygulanacak olan kira bedelini belirler ve kira sözleşmesinde yer alan kira bedeli, hakim kararı ile değiştirilmiş olur. Bu kararın icraya konulabilmesi için ise kesinleşmesi gerekmektedir.
Kira bedeli tespiti davası, tarafların anlaşamaması halinde en sık başvurulan kira uyuşmazlığı dava türleri arasında yer almaktadır. Hem kiraya veren hem de kiracı bu davayı açabilir; mahkemenin belirleyeceği bedel ise tarafların pozisyonuna bağlı olmaksızın yeni kira dönemi için bağlayıcı olacaktır.
Kira Tespit Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Kira tespit davası her koşulda açılamaz; belirli durum ve süreler bu davanın kapısını açar. Temel açılma halleri şunlardır:
- Kira sözleşmesinin beş yılını doldurmuş olması (genel kural): Kira ilişkisi beş yılı geçmişse, taraflardan herhangi biri kira tespit davası açabilir.
- Kira sözleşmesinde artış hükmünün bulunması: Sözleşmede kira artış şartı varsa, beş yıl dolmadan da bazı koşullarda dava açılabilir.
- Tarafların kira bedeli konusunda anlaşamaması: Yeni kira dönemi için mutabık kalınamaması halinde her iki taraf da tespit davası yoluna gidebilir.
- Mevcut kira bedelinin piyasa koşullarından belirgin biçimde sapması: Düşük kira ile uzun süreli kiracıya karşı açılan davalar bu grubun tipik örneğidir.
Somut Senaryo: Düşük Kirayla Oturan Kiracıya Karşı Dava
İstanbul'da bir dairesini 2017 yılında aylık 2.000 TL'ye kiraya veren ev sahibi, 2026 yılı itibarıyla bu bedelin piyasanın çok altında kaldığını fark etti. Kiracı ise her yıl sözleşmede belirlenen oran kadar artış yaparak ödemeye devam etmektedir. Bu senaryoda 5 yılın dolduğu kira döneminden itibaren ev sahibi, emsal kiralar ve hak ve nesafet ilkesi çerçevesinde kira tespit davası açarak gerçek piyasa değerini talep edebilir.
5 Yıllık Süre Şartı ve Önemi
Kira tespit davasının en kritik eşiği 5 yıllık süre şartıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, kira sözleşmesinin imzalanmasından itibaren beş yıllık süre dolmadan kiraya veren bu davayı kural olarak açamaz.
5 Yıl Dolmadan Kira Artırılabilir mi?
Beş yıl dolmadan kira sözleşmesindeki artış hükmü ya da tarafların mutabakatı çerçevesinde kira bedeli değiştirilebilir. Ancak hak ve nesafet esasına göre mahkemeden yeni bir bedel belirlenmesi talep edilmesi için beş yılın dolması zorunludur. Kira sözleşmesinde artış şartı öngörülmüşse, bu durum kiraya verene beş yıl dolmadan da tespit davası açma kapısı aralayabilmektedir.
Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki kararında açıkça ortaya konulmuştur: Kira sözleşmesinde yeni kira döneminde artış yapılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olacak; dolayısıyla dava süresinde açılmış sayılacaktır.
5 Yıl Dolmadan Açılan Dava Ne Olur?
Süre şartı dolmadan açılan kira tespit davasının yargılama sırasında beş yılın dolması halinde ne olacağı Yargıtay tarafından netleştirilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre: dava tarihi itibarıyla beş yıllık kira süresi dolmadığından tespit kararı verilemese de yargılama sırasında beş yıllık sürenin sonu olan dönem başlamışsa, mahkemece bir sonraki dönem için kira bedelinin tespitini isteyip istemediği hususu davacıya sorularak yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Kira tespit davasının süre ve şartları somut duruma göre farklılaşabilir. Bizimle iletişime geçerek kira durumunuzu birlikte değerlendirelim.
Kira Bedeli Nasıl Belirlenir? (Emsal Kiralar ve TÜFE Oranı)
Kira tespit davasında mahkeme, kira bedelini iki temel ilke çerçevesinde belirler: emsal kira bedelleri ve hak ve nesafet ilkesi.
Bilirkişi Raporu ve Emsal Araştırması
Mahkeme, kira bedelini bizzat belirlemez; bu iş için uzman bilirkişi heyetine başvurur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararına göre bilirkişi incelemesinde şu adımlar izlenmelidir: tarafların tüm delilleri ve emsal kira sözleşmeleri dosyaya alınmalı, kiralananın niteliklerine göre inşaat-mimar ve mülk bilirkişilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmalı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazlar tek tek görülüp incelenmeli; konum, çevre, nitelik, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi ve kira süresi gibi kira bedeline etki eden tüm unsurlar ayrı ayrı karşılaştırılmalıdır.
Tüm bu değerlendirmenin sonunda bilirkişi, taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedelini tespit eder. Hakim bu bedeli esas alarak hak ve nesafete, özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlara uygun makul bir kira bedeline hükmeder.
TÜFE Oranı Taban Olarak İşlev Görür
Türk Borçlar Kanunu uyarınca beş yılını dolduran kira ilişkilerinde hak ve nesafete göre belirlenecek yeni kira bedeli, en son ödenen aylık kira bedeline ÜFE/TÜFE endeksine göre artış yapılarak belirlenen tutarın altına düşemez. Bu kural, tespit edilen piyasa bedelinin endeks artışının altında kalması halinde kiracıyı koruyucu bir taban işlevi görmektedir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde tespit yapılması gerektiğini açıkça vurgulamıştır.
Eski Kiracıya Hakkaniyet İndirimi
Kira bedeli tespitinde dikkat çekici bir uygulama, kiracının uzun süredir aynı taşınmazda oturmasına tanınan hakkaniyet indirimidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin birden fazla kararında vurgulandığı üzere: taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedeli belirlendikten sonra, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek yüzde on ile yüzde yirmi arasında hakkaniyete uygun bir indirim uygulanması gerekmektedir.
Bu indirim oranı, kiracının kaç yıldır aynı yerde oturduğuna, taşınmazın bakımına katkısına ve somut koşullara göre değişebilmektedir. Somut olaya göre değişen bu değerlendirme, hukuki destek almanın büyük fark yarattığı kritik bir aşamadır.
Yeni Malik Kira Tespit Davası Açabilir mi?
Taşınmazı satın alan yeni malikin kiracıya karşı kira tespit davası açıp açamayacağı sıkça sorulan sorular arasındadır. Yanıt: Evet, yeni malik kira sözleşmesini devralmış sayıldığından kira tespit davası açma hakkına da sahiptir.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca taşınmazın el değiştirmesi kira sözleşmesini sona erdirmez; yeni malik, mevcut kira sözleşmesiyle bağlıdır. Ancak bu durum, yeni malikin kira tespit davası açamayacağı anlamına gelmemektedir. Beş yıllık sürenin dolup dolmadığı ve diğer yasal koşulların sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilerek kira tespit davası açılabilir.
Kira Tespit Davasında Deliller (Emsal Sözleşmeler, Bilirkişi İncelemesi)
Kira tespit davasında delil boyutu, davanın seyrini doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biridir. Her iki taraf da güçlü delillerle desteklenen bir dava stratejisi oluşturmalıdır.
Kiraya Veren Açısından Kritik Deliller
- Emsal kira sözleşmeleri: Aynı mahalle, cadde ya da bölgede benzer özellikteki taşınmazlar için yapılmış kira sözleşmelerinin asılları veya onaylı örnekleri en güçlü delil niteliğini taşır.
- Emlak ilanları ve piyasa araştırması: Bölgedeki güncel kira fiyatlarını gösteren belgeler destekleyici delil işlevi görür.
- Taşınmazın teknik özellikleri: Konumu, cephesi, kat durumu, kullanım alanı ve sosyal donatılara yakınlığı bilirkişi incelemesinde belirleyici olabilir.
Kiracı Açısından Kritik Deliller
- Uzun süreli kira ilişkisinin belgesi: Eski kiracı sıfatının ve hakkaniyet indiriminin tanınması için kiracılık süresinin kanıtlanması önemlidir.
- Taşınmaz bakım ve iyileştirmelerine yapılan harcamalar: Kiracının taşınmazı korumak ve iyileştirmek için yaptığı masraflar hakkaniyet değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
- Kira ödemelerine ilişkin belgeler: Düzenli ödeme geçmişi kiracının iyi niyet ve güvenilirliğini ortaya koyar.
Kira Tespit Davası Ne Zaman Açılmalı? (Dava Açma Süresi ve Etkisi)
Kira tespit davasının ne zaman açılacağı, davanın hangi kira dönemine etkili olacağını doğrudan belirler. Bu nedenle süre hesabı büyük önem taşımaktadır.
Temel Kural: 30 Günlük Önceden Bildirim
Kira sözleşmesinde artış hükmü bulunmuyorsa, yeni kira dönemi için tespit kararı alınabilmesi amacıyla iki yoldan biri izlenmelidir: ya dava, yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce açılmalıdır ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirim kiracıya yapılmış olmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kuralı emsal kararında net biçimde ortaya koymuştur.
Sözleşmede Artış Hükmü Varsa
Kira sözleşmesinde artış şartı öngörülmüşse, dava yeni kira döneminin sonuna kadar da açılabilir. Bu durumda mahkemece belirlenecek kira bedeli, yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli sayılır.
Erken Açılan Davanın Akıbeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki kararında incelenen somut olayda; tespiti istenen dönemin ekonomik koşulları henüz oluşmadığından erken açılan davanın reddine karar verilmiş, ancak temyiz incelemesi sırasında tespiti talep edilen dönemin ekonomik koşullarının oluştuğu değerlendirilerek farklı bir yol izlenmiştir. Bu karar, süre hesabının ne denli kritik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kira Tespit Davası Geriye Dönük Etkili Olur mu?
Bu soru, hem kiraya verenler hem de kiracılar tarafından en sık sorulan sorular arasındadır. Yanıt, dava açma tarihine ve sözleşme koşullarına göre değişmektedir.
Temel kural olarak kira tespit kararı geriye dönük değil, ileri yönelik etki yaratır. Yani mahkemenin belirlediği yeni kira bedeli, kararın kapsadığı kira döneminin başlangıcından itibaren geçerlilik kazanır; daha önceki döneme ait fark talep edilemez.
Geriye Dönük Etki Mümkün Müdür?
Davanın hangi dönem için açıldığı ve bildirim koşullarının sağlanıp sağlanmadığı bazı durumlarda geriye dönük etkiyi mümkün kılabilir. Örneğin dava açılmadan önce kira döneminin başlangıcından 30 gün önce yazılı bildirim yapılmışsa, tespit kararı o dönemin başından itibaren geçerli sayılır. Ayrıca Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin önemli bir kararında şu ilke ortaya konulmuştur: kira bedelinin tespiti davalarında, mahkemece tespit edilecek bedelin kiracı tarafından tespiti istenen dönemde ödenmekte olan veya ödenen bedelden az olması halinde, kiracının ödemekte olduğu bedele hükmedilerek tespit kararı verilmesi gerekmektedir. Bu kural kiracıyı koruyucu bir güvence işlevi görmektedir.
Kira Tespit Davası Ne Kadar Sürer?
Kira tespit davası ne kadar sürer sorusu, süreç planlaması açısından son derece önemlidir. Ortalama süreler şu şekilde özetlenebilir:
- İlk derece yargılaması (Sulh Hukuk Mahkemesi): Ortalama 6 ila 18 ay. Bilirkişi sürecinin hızı, emsal araştırmasının kapsamı ve duruşma aralıkları bu süreyi etkileyen başlıca faktörlerdir.
- İstinaf aşaması: 6 ila 12 ay
- Temyiz (Yargıtay) aşaması: 12 ila 24 ay
Kira tespit davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir; yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Dava basit yargılama usulüne tabidir; bu da teorik olarak süreci kısaltmaya yönelik bir düzenlemedir.
Süreyi etkileyen en kritik faktör bilirkişi sürecidir. Emsal taşınmazların tespiti ve yerinde inceleme zaman alabilmektedir. Bilirkişi raporuna etkin itiraz, sürecin doğru yönetilmesi açısından son derece kritik bir aşamadır; bu aşamada hukuki destek almak sonucu doğrudan etkileyebilir.
Öte yandan kira tespit kararının icra edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki bağlayıcı kararına göre: kira farkı alacağının ifa zamanının gelmiş sayılması için yalnızca alacaklının talepte bulunabileceği zamanın gelmesi yetmez; aynı zamanda o kararın kesinleşmesi zorunludur. Kira farkının dava ya da icra yoluyla takip edilebilmesi ancak miktarın kesin olarak belli olmasıyla mümkün hale gelir; bu belirlilik ise tespite ilişkin kararın kesinleşmesiyle oluşur.
Kira Tespit Davası ile Kira Artış Davası Arasındaki Fark
Bu iki kavram sıkça karıştırılmaktadır. Aralarındaki temel farkları netleştirmek, doğru hukuki yolu seçmek açısından hayati önem taşır.
Kira Tespit Davası
Kira bedeli tespiti davası; mevcut kira bedelinin piyasa koşullarına ve hak ile nesafet ilkesine göre yeniden belirlenmesini amaçlar. Beş yıllık süre şartına tabidir. Mahkeme bağımsız bir bedel belirler; bu bedel tarafların talep ettiği rakamla bağlı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre kira bedelinin tespiti davalarında talep sonucu bölünemez ve davacı tarafından bir seferde açık ve net olarak istenilmesi gerekir; talep sonucu ıslah yoluyla değiştirilemez. Bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında açıkça ortaya konulmuştur.
Kira Artış Uyuşmazlıkları
Beş yılını doldurmamış kira ilişkilerinde taraflar, sözleşmede belirlenen artış oranı ya da Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen TÜFE üst sınırı üzerinden artış yapabilirler. Bu sınırı aşan artış talepleri hukuka aykırıdır ve kiracı tarafından reddedilebilir. Kiracı yüksek artışı reddederse, kiraya veren bu miktarı mahkeme kararı olmaksızın kiracıya dayatamaz.
Kira Tespit Davası Sonrası Kira Bedeli Nasıl Uygulanır?
Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından belirlenen yeni kira bedeli, kararın kapsadığı kira döneminin başlangıcından itibaren geçerlilik kazanır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken bazı pratik noktalar vardır:
- Kiracı, kesinleşmiş kararla belirlenen bedeli ödemek zorundadır; ödememesi halinde kira alacağı icra yoluyla takip edilebilir.
- Dava süresince ödenen düşük kira bedeli ile tespit edilen bedel arasındaki fark, kararın kesinleşmesinden sonra talep edilebilir.
- Yeni kira bedeli üzerinden sonraki dönemlerdeki artışlar, bu belirlenen taban üzerinden hesaplanacaktır.
- Yargıtay'ın harç konusundaki içtihadına göre kira tespit davalarında harç, aylık kira farkı üzerinden hesaplanmaktadır; bu durum dava maliyetini makul seviyelerde tutar.
Bir Sonraki Dönem için Kira Tespiti Talebi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin önemli bir kararında belirtildiği üzere: kira dönemine ilişkin şartlar oluşmadığında dava reddedilmemeli; yargılama sırasında yeni dönemin başladığı göz önünde bulundurularak, mahkemece bir sonraki dönem için kira bedelinin tespitini isteyip istemediği davacıya sorulmalı ve istemesi halinde bir sonraki dönem için kira bedeline hükmedilmelidir. Bu yaklaşım, davanın boşa gitmesini önleyen pratik bir çözüm sunmaktadır.
Kira Tespit Davasında Avukatın Önemi
Kira tespit davası, görünürde basit gibi görünse de uygulamada son derece teknik bir süreç gerektirmektedir. Bilirkişi raporuna etkin itiraz, emsal sözleşmelerin doğru derlenmesi, süre hesabının isabetli yapılması ve talep sonucunun baştan doğru kurgulanması bu davalarda sonucu belirleyen kritik unsurlardır.
Kira tespit davasında talep sonucunun ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği göz önüne alındığında, dava dilekçesinin baştan doğru hazırlanması son derece önemlidir. Yanlış dönem talebi, eksik emsal sunumu ya da bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi gibi hatalar telafi edilemez hak kayıplarına yol açabilir.
Ayrıca kira bedelinin tespiti davasına ilişkin tüm önemli Yargıtay kararlarını takip etmek, güncel içtihadı sürece yansıtmak ve bilirkişiyle mahkeme arasındaki teknik diyaloğu doğru yönetmek, hukuki temsil gerektiren alanlardır. Sitemizdeki Kira Bedelinin Tespiti Davası Yargıtay Kararları sayfasında bu davalara ilişkin güncel içtihadı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kira tespit davası açmak zorunlu mudur?▼
Hayır, zorunlu değildir. Taraflar kira artışı konusunda anlaşabildikleri sürece dava açmaya gerek yoktur. Kira tespit davası, tarafların anlaşamaması ya da beş yıl sonunda mevcut kira bedelinin piyasa değerinden önemli ölçüde saptığı durumlarda başvurulan bir hukuki yoldur.
Bilirkişi nasıl belirlenir ve rapora itiraz edilebilir mi?▼
Bilirkişi, mahkeme tarafından atanır; kira tespit davalarında genellikle inşaat veya mülk değerleme uzmanlarından oluşan üç kişilik bir heyet görevlendirilir. Bilirkişi raporuna itiraz etmek hem hak hem de zorunluluktur; yetersiz ya da hatalı raporlara itiraz edilmezse mahkeme o rapora dayanarak karar verebilir. Bu nedenle bilirkişi aşamasında hukuki destek almak kritik önem taşır.
Kira neye göre artar; TÜFE mi ÜFE mi?▼
Beş yılını doldurmamış kira ilişkilerinde artış oranı, tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) on iki aylık ortalamasıyla sınırlıdır. Beş yılı dolduran kira ilişkilerinde ise hak ve nesafet ilkesi devreye girer; ancak belirlenen yeni bedel, endekse göre hesaplanan artışın altına düşemez. Yani endeks artışı her halükarda bir alt taban oluşturur.
Emsal kira nasıl bulunur?▼
Emsal kira; aynı bölge, benzer konum, büyüklük ve nitelikteki taşınmazlar için ödenen kira bedelleri karşılaştırılarak belirlenir. Kira tespit davasında emsal olarak noter onaylı kira sözleşmeleri, tapu müdürlüğü kayıtları ve uzmanlarca derlenen piyasa verileri kullanılır. Taraflar kendi emsallerini dilekçeleriyle sunabilir; bilirkişi de resen emsal araştırması yapar.
Kiracı mahkeme kararıyla belirlenen kira bedelini ödemeyi reddederse ne olur?▼
Kira tespit kararı kesinleştikten sonra kiracı, yeni bedeli ödemekle yükümlüdür. Ödenmemesi halinde kiraya veren icra takibi başlatabilir. Birikim yapan kira farkları da icra yoluyla tahsil edilebilir. Ayrıca ödenmeyen kira, belirli koşulların oluşması halinde tahliye davasına da zemin hazırlayabilir.
Kira tespit davası kaç yıl öncesine kadar açılabilir?▼
Kira tespit davası, sadece bir sonraki kira dönemi için açılabilir; birden fazla dönemi kapsayacak şekilde geriye dönük olarak açılamaz. Her kira dönemi için ayrı değerlendirme yapılmakta, geçmiş dönemlerin tespiti yapılmamaktadır. Bu nedenle dava açma zamanlaması son derece önem taşır.
İşyeri kira sözleşmelerinde de 5 yıl şartı geçerli midir?▼
Evet. Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesindeki beş yıllık süre şartı hem konut hem de işyeri kira sözleşmelerine uygulanmaktadır. Ticari taşınmazlar için de aynı usul ve esaslar geçerlidir; ancak ticari kira bedellerinin tespitinde taşınmazın ticari değeri ve getirisi de emsal değerlendirmesinde etkili olabilmektedir.
Kiracı da kira tespit davası açabilir mi?▼
Evet. Kira bedeli tespiti davası yalnızca kiraya veren tarafından açılmaz; kiracı da bu davayı açabilir. Örneğin kiraya verenin talep ettiği artış oranını aşırı bulan ya da mahkemenin belirlediği gerçek piyasa bedelini öğrenmek isteyen kiracılar da kira tespit davası yoluna başvurabilir. Mahkeme belirlediği bedeli her iki taraf için de bağlayıcı kılar.
Kira tespit davası arabuluculuğa tabi midir?▼
Kira tespit davaları zorunlu arabuluculuğa tabi değildir; doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılabilir. Bununla birlikte taraflar isteğe bağlı olarak arabuluculuk yoluyla kira bedeli konusunda uzlaşmaya çalışabilirler; uzlaşma sağlanması hem daha hızlı hem de daha az maliyetli bir çözüm sunar.
Kira tespit davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?▼
Yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak kira tespit davalarında süre hesabının isabetli yapılması, talep sonucunun baştan doğru kurgulanması (ıslah yapılamadığından), bilirkişi raporuna etkin itiraz ve emsal sözleşmelerin usulüne uygun sunulması ciddi teknik bilgi gerektirmektedir. Bu nedenle özellikle yüksek değerli taşınmazlarda ve karmaşık kira ilişkilerinde hukuki destek almak hak kaybını önlemenin en etkili yoludur.
Kira tespit davası için hukuki destek mi arıyorsunuz?
Kira tespit davasına ilişkin hak kaybı yaşamamak adına somut olayınıza göre değerlendirme yapılması için Yargıtay kararlarımıza göz atabilir ya da WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz. Her davanın koşulları farklıdır; bu yazıdaki bilgiler genel hukuki çerçeveyi aktarmaktadır.