Sosyal medyada hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında değerlendirilen ve son yıllarda yargıya taşınan dava sayısı hızla artan suç tiplerinden biridir. Instagram yorumları, Twitter/X paylaşımları, WhatsApp mesajları veya TikTok videoları aracılığıyla bir kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak; artık dijital ortamda da tam anlamıyla suç teşkil etmekte ve hem cezai hem de hukuki yaptırımlara konu olmaktadır. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan yasal değişiklikler, mağdurların hak arama sürecini ve faillerin hukuki durumunu doğrudan etkileyen önemli yenilikler getirmiştir. Bu yazıda sosyal medyada hakaret suçunun hukuki çerçevesini, güncel mevzuatı, delil toplama yöntemlerini, şikayet sürecini, ceza ve tazminat boyutlarını ve her iki taraf açısından dikkat edilmesi gereken tüm hususları ele alıyoruz.
İçindekiler
ToggleSosyal Medyada Hakaret Suçunun Hukuki Temeli — TCK 125
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde "Şerefe Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir. Madde metnine göre; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla yaptırıma tabi tutulur. Bu düzenleme yalnızca yüz yüze söylenen sözleri değil; sesli, yazılı veya görüntülü her türlü iletiyi de kapsamaktadır. Sosyal medya paylaşımları, özel mesajlar, hikaye yorumları ve canlı yayın içerikleri bu kapsamın doğal bir parçasını oluşturmaktadır.
Suçun Oluşması İçin Aranan Koşullar
Sosyal medyada hakaret suçunun oluşabilmesi için bazı unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu unsurların eksikliği, söz konusu ifadenin hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesini engelleyebilir.
Onur, Şeref veya Saygınlığı Rencide Edici Nitelik
Her kaba söz hakaret suçunu oluşturmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre söylenen ya da yazılan ifadenin, muhatap kişinin onur ve saygınlığını rencide edici nitelikte olması zorunludur. Kaba ama genel hitap biçimleri, anlamsız küçümsemeler veya bağlamından koparılmış sözler her zaman suç sayılmaz. Buna karşın belirli küfür ifadeleri, iftira niteliğindeki somut isnatlar ve kişinin cinsiyetini, dinini ya da etnik kökenini hedef alan aşağılayıcı ifadeler Yargıtay tarafından açıkça hakaret kapsamında değerlendirilmektedir.
Matufiyet — Kişinin Hedef Alınması
Hakaret suçunun oluşabilmesi için failin belirli bir kişiyi hedef alması zorunludur. TCK'nın 126. maddesi uyarınca mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş olsa bile, sözlerin niteliğinden muhatabın kim olduğunun tereddütsüz anlaşılması halinde hakaret suçu oluşmaktadır. Buna "matufiyet şartı" denilmektedir. Bir kişinin fiziksel özelliklerine, mesleğine ya da sadece o kişiyle özdeşleşmiş bir lakabına yönelik aşağılayıcı paylaşım, isim verilmese bile hakaret suçu oluşturabilir.
Kasıt Unsuru
Hakaret suçu kastla işlenen bir suçtur. Failin söylediği ya da yazdığı ifadenin karşı tarafı rencide edeceğini bilmesi ve bunu isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. Yanlışlıkla ya da bağlamından farklı yorumlanan bir paylaşım kasıt tartışmasını beraberinde getirebilir; bu tartışmanın çözümü her somut olayın kendi koşullarında değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Sosyal Medyada Hakaret — Huzurda mı, Gıyapta mı?
TCK 125, hakaretin huzurda ya da gıyapta işlenmesini ayrı biçimde ele almaktadır. Gıyapta işlenen hakaret yalnızca en az üç kişiyle ihtilat edilerek gerçekleştirilmişse cezalandırılabilmektedir. Herkese açık sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlar ihtilat şartını doğrudan karşılar. Özel mesajlar ise mağduru doğrudan muhatap alan ileti niteliğinde değerlendirilir ve TCK 125/2 kapsamında ayrıca cezaya konu olur.
2024 ve 2025 Yasal Değişiklikleri — Güncel Hukuki Durum
Sosyal medyada hakaret suçu alanında son iki yılda birbirini izleyen köklü yasal değişiklikler gerçekleşmiştir.
7531 Sayılı Kanun ile Gelen Değişiklikler (Kasım 2024)
Kasım 2024'te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun, hakaret suçuna ilişkin birkaç kritik değişiklik getirmiştir. En önemli değişiklik şikayet süresine ilişkindir: mağdurun fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık şikayet süresi korunmakla birlikte, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her halükarda 2 yılı aşan şikayetler artık geçersiz sayılmaktadır. Sosyal medyada hakaret suçunu 3 yıl sonra öğrenen bir kişi, fiilin üzerinden 2 yıl geçtiğinden artık şikayetçi olamaz. Bu düzenleme özellikle uzun süre fark edilmeyen paylaşımlar açısından ciddi bir hak kaybı riski oluşturmaktadır.
İleti Yoluyla Hakaret ve Önödeme Uygulaması
2024 yılında yapılan değişiklikle sosyal medya mesajları ve doğrudan iletiler aracılığıyla işlenen hakaret suçları uzlaştırma kapsamından çıkarılmış ve önödeme kapsamına alınmıştır. Önödeme, failin savcılık tarafından belirlenen belirli bir para miktarını devlet hazinesine ödemesi karşılığında soruşturmanın düşürülmesini sağlayan bir mekanizmadır. Bu durum mağdur açısından ceza davasının sonuçsuz kalabileceği anlamına geldiğinden manevi tazminat davasının ayrıca açılması büyük önem kazanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi Kararı — 28 Şubat 2026
Anayasa Mahkemesi, 27 Şubat 2025 tarihli ve E.2024/197, K.2025/86 sayılı kararında, önödeme kapsamını yalnızca bazı hakaret türleriyle sınırlayan düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmetmiştir. İptal kararının yürürlük tarihi 28 Şubat 2026 olarak belirlenmiş olup bu tarihten itibaren hakaret suçunun tüm hallerinin önödeme kapsamına girmesi beklenmektedir. Bu gelişme hakaret davalarının büyük çoğunluğunun mahkeme aşamasına taşınmadan önödeme yoluyla sonuçlanmasına yol açabilecektir. Bu yeni dönemde mağdurlar açısından manevi tazminat davası yolu daha da kritik hale gelmektedir.
Aleniyet Unsuru ve Ceza Artırımı
TCK 125/4 uyarınca suçun alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında artırılır. Herkese açık Twitter/X hesabından yapılan paylaşım, Instagram'da herkese açık profildeki yorum veya YouTube video yorumu aleniyetin tipik örnekleridir. Kapalı gruplardaki paylaşımlar, doğrudan mesajlar veya özel profil paylaşımları ise her durumda aleni sayılmayabilir.
Nitelikli Haller — Ceza Alt Sınırı 1 Yıl
TCK 125/3 kapsamında bazı hallerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu nitelikli haller şunlardır: kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, dini-siyasi-felsefi inanç nedeniyle hakaret ve kutsal sayılan değerlere hakaret. 2024 değişikliğiyle bu hallere sesli, görüntülü veya yazılı ileti yoluyla işlenen hakaret de eklenmiştir. Sosyal medya paylaşımlarının büyük çoğunluğunun yazılı ileti kapsamına girdiği göz önüne alındığında bu değişiklik son derece geniş kapsamlıdır.
Yeni Dönem: Emoji, Deepfake ve Yapay Zeka ile Hakaret
Sosyal medyada hakaret suçu teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni biçimler kazanmıştır.
Emoji ile Hakaret
2025 yılı itibarıyla Yargıtay Hukuk ve Ceza Genel Kurulları, emoji ile yapılan yorumlar konusunda net bir çerçeve ortaya koymuştur. Palyaço, domuz veya dışkı emojisi gibi sembollerin bağlama ve gönderinin bütününe göre şeref ve haysiyeti ihlal edici bulunduğunda hakaret sayılacağı içtihatlaşmıştır. Emojilerin yalnızca dijital sembol olduğu savunması artık mahkemelerce kabul görmemektedir. Paylaşımın bütünü değerlendirildiğinde aşağılama kastı anlaşılıyorsa emoji tek başına da suç unsuru teşkil edebilir.
Deepfake ve Yapay Zeka ile Hakaret
2024 ve 2025 yıllarında yargıya yansıyan dosyalarda yapay zeka araçlarıyla üretilen ses veya görüntü manipülasyonları — deepfake — ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bir kişinin fotoğrafının montajlanarak ya da sesinin kopyalanarak aşağılayıcı bir bağlamda paylaşılması, TCK 125 kapsamında sesli veya görüntülü iletiyle hakaret suçu olarak nitelendirilmektedir. Bu tür davalarda TCK 243 ve 244 kapsamındaki bilişim suçları da ek olarak gündeme gelebilmektedir.
Retweet ve Paylaşım Yoluyla Sorumluluk
Başkası tarafından üretilmiş hakaret içerikli bir paylaşımı onaylayarak retweet eden ya da farklı bir platformda yayan kişi de 5651 sayılı Kanun uyarınca içerik sağlayıcı sayılmakta ve sorumlu tutulabilmektedir. Hakaret içerikli bir gönderiyi "çok doğru" yorumuyla paylaşmak veya gülme emojisiyle retweet etmek içeriğin benimsendiğinin açık göstergesidir.
Siber Zorbalık ve Sistematik Taciz — TCK Dışındaki Hukuki Yollar
Sosyal medyada tek bir hakaret paylaşımı değil, sistematik bir taciz kampanyası söz konusuysa hukuki çerçeve genişlemektedir. Bir kişiye yönelik defalarca, ısrarcı biçimde ve kaygı yaratmak amacıyla gerçekleştirilen mesaj gönderimi ya da paylaşım; hakaret suçunun yanı sıra TCK 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu da oluşturabilmektedir. Bunun ötesinde sistematik tacizlerde kişilik haklarının korunması amacıyla Medeni Kanun'un 24 ve 25. maddeleri kapsamında saldırının durdurulması ve önlenmesi talep edilebilir.
İçeriğin Kaldırılması — 5651 Sayılı Kanun
Hakaret içerikli paylaşımların ceza ve tazminat süreçlerinden bağımsız olarak kaldırılması da mümkündür. 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca internet ortamında kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin kaldırılması için içerik sağlayıcıya, yer sağlayıcıya ya da doğrudan Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurulabilir. Sulh Ceza Hâkimliği'nin kararı kural olarak 24 saat içinde uygulanmakta; kaldırma talebinin reddi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) devreye girebilmektedir. Bu yol, özellikle içeriğin hızla yayıldığı durumlarda ceza ve hukuk davalarından çok daha hızlı sonuç vermektedir.
Delil Toplama — En Kritik Adım
Sosyal medyada hakaret suçunda dava sürecinin en belirleyici aşaması delil toplamadır. Dijital içerikler son derece hızlı biçimde silinebilmekte ya da değiştirilebilmektedir.
Ekran Görüntüsü Yeterli mi?
Ekran görüntüsü tek başına delil olarak kabul edilmekle birlikte mahkemelerde güvenilirliği zaman zaman sorgulanmaktadır. Bu riski ortadan kaldırmanın en etkili yolu noter tespitidir. Notere başvurarak hakaret içerikli paylaşımın URL adresiyle birlikte içeriği resmi olarak tespit ettirilebilir. Düzenlenen tutanak mahkemelerde tartışmasız delil niteliği taşır ve "bu paylaşım montajdır" savunmasını geçersiz kılar.
URL ve Zaman Damgasının Önemi
Ekran görüntüsü alınırken paylaşımın URL adresi, tarih ve saati ile hesap adı mutlaka görünür olmalıdır. Adres çubuğu ya da zaman bilgisi içermeyen ekran görüntüleri delil değeri bakımından zayıf kalmaktadır. Paylaşımın yapıldığı profilin tamamını gösteren birden fazla ekran görüntüsü alınması ve tarihlendirilmiş biçimde saklanması önerilmektedir.
Anonim Hesaplar ve Kimlik Tespiti
Failin anonim hesap kullanması artık eskisi kadar büyük bir engel oluşturmamaktadır. 5651 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler ve yabancı platformlara Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu, savcılık aşamasında IP adresi ve hesap kayıt bilgilerinin platformlardan talep edilmesini kolaylaştırmıştır. Meta, Google ve Twitter/X'in Türkiye temsilcileri bu taleplere yanıt vermek zorundadır.
Dijital Adli Bilişim Raporu
Özellikle deepfake içerikler veya büyük tazminat talepleri içeren davalarda noter tespitinin ötesinde dijital adli bilişim uzmanından teknik rapor alınması delil gücünü önemli ölçüde artırmaktadır. Bu rapor; içeriğin gerçek ya da manipüle edilmiş olduğunu, paylaşım tarihini ve içeriğin hangi cihazdan oluşturulduğunu teknik olarak belgelemekte ve mahkemelerde bilirkişi delili niteliği taşımaktadır.
Şikayet Süreci — Adım Adım
Şikayet Süresi — 6 Ay ve 2 Yıl Kuralı
Hakaret suçu şikayete bağlı suçlardan biridir. Mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olması gerekmektedir. 7531 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme uyarınca fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her halükarda 2 yılı geçen şikayetler kabul edilmemektedir. Paylaşımı ancak 20 ay sonra fark eden bir kişi şikayetçi olabilirken, 25. ayda öğrenen bir kişi 6 aylık süre içinde hareket etse bile 2 yıllık sınırı aştığından hakkını kaybeder.
Nereye Başvurulur?
Şikayet için iki seçenek mevcuttur: en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı'na doğrudan ya da kolluğa — emniyet veya jandarma — dilekçeyle başvurulabilir. Sosyal medya hakaretlerinde Siber Suçlarla Mücadele Şubesi yetkili birimdir. E-devlet üzerinden veya UYAP aracılığıyla dijital başvuru da mümkündür.
Şikayet Dilekçesinde Yer Alması Gerekenler
Şikayet dilekçesi şu unsurları içermelidir: failin kimliği veya kimliğine ulaşmayı sağlayacak bilgiler, hakaret içerikli paylaşımın platformu ve URL adresi, paylaşım tarihi ve saati, içeriğin kısa özeti ve delillerin listesi. Noter tespiti varsa sureti dilekçeye eklenmelidir. Dilekçenin eksik ya da hatalı hazırlanması soruşturma sürecini uzatabilir; avukattan destek alarak hazırlanması önerilmektedir.
Manevi Tazminat Davası — Ceza Davasından Bağımsız Hak
Sosyal medyada hakaret suçu aynı zamanda haksız fiil niteliği taşımaktadır. Bu nedenle mağdur, ceza davasından tamamen bağımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi tazminat davası açabilmektedir. İki süreç birbirini engellemez; paralel yürütülmesi en etkili yoldur.
Tazminat Miktarları
2024-2025 yılı uygulamalarında hakaret davalarında hükmedilen manevi tazminat genellikle 10.000 TL ile 70.000 TL arasında değişmektedir. Bu aralık; paylaşımın ulaştığı kişi sayısı, hesabın takipçi kitlesi, içeriğin yayıldığı süre ve mağdur üzerindeki somut etkiler gibi faktörlere göre şekillenmektedir. Kamuoyunda tanınan bir kişiye yönelik geniş kitlelere ulaşan hakaret paylaşımlarında tazminat bu aralığın çok üzerine çıkabilmektedir.
Ceza Mahkemesi Beraat Etse Bile Tazminat Alınabilir
Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kararıyla bağlı değildir. Delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı dahi hukuk mahkemesinde tazminata esas teşkil edebilecek delillerin yeterli sayılmasına engel olmaz. Bu durum, ceza davası önödemeyle sonuçlanan mağdurlar açısından önemli bir güvence oluşturmaktadır.
Tazminat Davasında Zamanaşımı
Manevi tazminat davasında zamanaşımı süresi, TBK'nın 72. maddesi uyarınca mağdurun zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıldır. Ceza davasındaki 6 aylık şikayet süresinin kaçırılmış olması, tazminat davasının açılmasına engel değildir.
Fail Açısından Hukuki Durum — Haklarınız ve Savunma Yolları
Eleştiri ile Hakaret Arasındaki Sınır
Türk hukuku kişileri eleştiriden değil; hakaret ve aşağılamadan korumaktadır. Bir politikacının politikasını, bir iş insanının ticari kararlarını ya da kamuoyunda tanınan bir kişinin eylemlerini eleştirmek; onları kişisel olarak aşağılamaktan hukuken farklıdır. Bu sınırın somut bir olayda nerede çizileceği çoğu zaman avukat aracılığıyla savunma argümanının güçlü biçimde kurgulanmasını gerektirmektedir.
TCK 127 — İsnadın İspat Hakkı
TCK'nın 127. maddesi isnadın ispat hakkını düzenlemektedir. Hakaret suçunda isnat edilen fiilin gerçek olduğunun ispatı halinde faile ceza verilmez; ancak bu hakkın kullanılabilmesi için isnat edilen fiilin kamu yararı bakımından bilinmesinde yarar bulunması ya da şikayetçi tarafça ispata rıza gösterilmesi gerekmektedir. Bu madde özellikle kamuoyunda tanınan kişilere yönelik eleştiri içerikli paylaşımlarda savunmanın temel eksenini oluşturabilmektedir.
TCK 129 — Haksız Tahrik İndirimi
Hakaretin, haksız bir fiilin yarattığı öfke ya da elemin etkisiyle işlenmesi durumunda TCK 129 uyarınca faile ceza verilmeyebilir ya da ceza önemli ölçüde indirilebilir. Sosyal medya tartışmalarında karşılıklı hakaret söz konusu olduğunda bu hüküm sıklıkla gündeme gelmektedir.
Önödeme Teklifini Kabul Etmeden Önce Dikkat
Soruşturma aşamasında savcılık tarafından önödeme teklifi yapıldığında bu teklife hemen "evet" demek hukuki açıdan riskler barındırmaktadır. Önödeme kabul edildiğinde ceza soruşturması düşer; ancak mağdurun manevi tazminat talep etme hakkı ortadan kalkmaz. Bu nedenle her iki tarafın da önödeme teklifini değerlendirmeden önce avukat desteği alması büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Instagram'da bana hakaret edildi, hesap kapalıysa ne yapabilirim?▼
Hesabın kapatılmış olması soruşturmayı durdurmaz. Savcılık, şikayet üzerine Meta'nın Türkiye temsilcisine başvurarak hesap sahibinin kimlik ve IP bilgilerini talep edebilmektedir. 5651 sayılı Kanun kapsamında yabancı platformların Türkiye temsilcisi bulundurma zorunluluğu bu tür talepleri karşılamayı zorunlu kılmaktadır. Şikayetten önce mümkünse paylaşımın noter tespitini yaptırmanız, hesap kapatılmış olsa bile delil açısından güçlü bir dayanak oluşturur.
WhatsApp grubunda benim hakkımda konuşuldu, dava açabilir miyim?▼
Kapalı grup mesajları da hakaret suçu kapsamında değerlendirilebilir. Gıyapta hakaret için en az üç kişiyle ihtilat şartı WhatsApp gruplarında genellikle karşılanmaktadır. Grup ekran görüntülerini tarih ve saat bilgileriyle birlikte muhafaza edin; grup üyelerinin tanıklığı da delil olarak kullanılabilir.
Sosyal medyada hakaret davası ne kadar sürer?▼
Önödeme ile sonuçlanan davalarda süreç birkaç ayda tamamlanabilir. Yargılamaya taşınan davalarda 6 ay ile 1,5 yıl arasında bir süre öngörülmektedir. Failin anonim hesap kullanması ya da yurt dışında bulunması süreci uzatabilir. Manevi tazminat davası ceza davasından bağımsız yürütüldüğünden ayrıca takip edilmesi gerekmektedir.
Hakaret içerikli paylaşımı paylaşan kişi de sorumlu olur mu?▼
Evet, içeriği benimseyerek paylaşan kişi de sorumlu tutulabilir. 5651 sayılı Kanun uyarınca hakaret içerikli bir paylaşımı onaylayarak yayanlar içerik sağlayıcı sayılmaktadır. Hakaret içerikli bir gönderiyi gülme ifadesiyle retweet etmek ya da "çok doğru" yorumuyla paylaşmak içeriği benimsediğinin açık göstergesidir.
Şikayet ettim, fail önödeme teklifi aldı — ne yapmalıyım?▼
Önödeme ceza davasını düşürür; ancak manevi tazminat hakkınızı ortadan kaldırmaz. Ceza davasından bağımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi tazminat davası açabilirsiniz. Önödeme kararı hukuk mahkemesini bağlamadığından bu seçenek mutlaka değerlendirilmelidir.
İsmim geçmeden bana hakaret edildi, şikayet hakkım var mı?▼
Evet. TCK'nın 126. maddesi uyarınca mağdurun isminin açıkça belirtilmesi şart değildir. Paylaşımın içeriğinden muhatabın kim olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa hakaret suçu oluşmaktadır. Paylaşımda sizi tanımlayan fiziksel özellikler, lakaplar veya meslek bilgisi bulunuyorsa matufiyet şartının karşılandığı kabul edilebilir.
Sosyal medyada hakaret suçunda uzlaştırma uygulanır mı?▼
2024 değişikliğiyle sosyal medya mesajları ve paylaşımları aracılığıyla işlenen hakaret suçları uzlaştırma kapsamından çıkarılmış ve önödeme kapsamına alınmıştır. Bu nedenle artık sosyal medya hakaretlerinin büyük çoğunluğunda uzlaştırma kurumu uygulanmamaktadır.
Kamu görevlisiyim, bana yapılan hakaret farklı mı değerlendiriliyor?▼
Evet. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret, TCK 125/3-a kapsamında nitelikli hal sayılmakta ve cezanın alt sınırı bir yıldan az olamamaktadır. Bu suç şikayete bağlı değildir; savcılık resen soruşturma başlatabilir. Hakaret paylaşımının kamu görevi kapsamındaki bir eyleme yönelik olup olmadığı belirleyici unsurdur.
Tartışma sırasında ben de hakaret ettim, karşılıklı dava açılır mı?▼
Evet, her iki taraf da karşılıklı olarak şikayetçi olabilir. TCK'nın 129/3. maddesi ise hakaretin karşılıklı işlenmesi durumunda her iki tarafa da ceza verilmeyebileceğini ya da cezanın indirilebileceğini düzenlemektedir. Provokasyon veya tahrik iddiaları her somut olayda ayrıca değerlendirilmektedir.
Deepfake ile fotoğrafım kullanıldı, ne yapabilirim?▼
Fotoğrafınızın montajlanarak ya da sesinizin kopyalanarak aşağılayıcı bir içerikte paylaşılması TCK 125 kapsamında hakaret suçu oluşturmaktadır. Kişisel verilerin izinsiz kullanımı ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi ek suçlar da gündeme gelebilir. İçeriğin kaldırılması için ilgili platforma bildirimde bulunun ve Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ne başvurun.
Hakaret içerikli paylaşım hâlâ yayında, kaldırtabilir miyim?▼
Evet. 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurulabilir. Karar kural olarak 24 saat içinde uygulanmaktadır. Bu yol ceza ve hukuk davalarından çok daha hızlı sonuç vermesi nedeniyle içeriğin yayıldığı durumlarda öncelikli olarak tercih edilmelidir.