Startup Hukuku ve Girişim Sözleşmeleri: Founder Agreement, Vesting ve Yatırım Süreçleri 2026

Bir fikri şirkete, şirketi ürüne, ürünü yatırıma dönüştürme yolculuğunda hukuk çoğu zaman en son düşünülen şey olur. Oysa pek çok startup, teknik veya ticari bir sorun yüzünden değil; eksik bir kurucu sözleşmesi, yanlış yapılandırılmış hisse dağılımı ya da yatırım sürecinde imzalanan olumsuz bir madde yüzünden yolundan sapar. "Ortağım beni şirketten çıkarabilir mi?", "Fikrim çalınırsa ne yapabilirim?", "Yatırımcı tüm kontrolü ele geçirebilir mi?" Bu soruların yanıtları, kuruluş aşamasında atılan hukuki adımlarla doğrudan bağlantılıdır. Bu rehberde startup hukukunun temel taşlarını, girişimcilerin en sık karşılaştığı hukuki riskleri ve bu riskleri baştan nasıl önleyebileceğinizi sade ve anlaşılır bir dille ele alıyoruz.

Startup'ınıza özel sözleşmelerin hazırlanması ve hukuki sürecin doğru yönetilmesi için WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz.

Startup Hukuku Nedir ve Girişimler İçin Önemi

Startup hukuku; girişim şirketlerinin kuruluşundan yatırım almasına, büyümesinden olası bir çıkışa (exit) kadar geçen tüm süreçleri kapsayan hukuki alanların bütünüdür. Ticaret hukuku, sözleşmeler hukuku, fikri mülkiyet hukuku ve iş hukukunun kesiştiği bu alan, klasik şirket hukukundan farklı dinamiklere sahiptir.

Geleneksel bir şirkette ortaklar genellikle birbirini tanıyan, uzun vadeli ilişkileri olan kişilerdir. Startup'larda ise tablo farklıdır: hızlı büyüme hedefleri, dışarıdan gelen yatırımcılar, çalışanlara verilen hisse vaatleri ve sık değişen yapılar söz konusudur. Bu dinamizm, hukuki riskleri de beraberinde getirir.

Startup hukukunun önemi şu gerçekten kaynaklanır: İyi yazılmış bir sözleşme, ilerleyen dönemde yaşanabilecek ortak anlaşmazlıklarının, yatırımcı baskısının veya fikir mülkiyeti ihlallerinin önünde durabilir. Kötü yazılmış ya da hiç yapılmamış bir sözleşme ise yıllar sonra şirketi tehdit eden bir bomba gibi patlayabilir.

Startup Kurarken Hangi Şirket Türü Seçilmelidir? (Ltd. vs A.Ş.)

Türkiye'de startup kurucuları büyük çoğunlukla iki seçenekle karşı karşıya kalır: Limited Şirket (Ltd. Şti.) veya Anonim Şirket (A.Ş.). Her ikisi de Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmekle birlikte, yapısal farklılıkları girişim sürecinde belirleyici rol oynar.

Limited Şirket

Kuruluşu daha basit ve maliyetsizdir. Tek ortakla kurulabilir, asgari sermaye 10.000 TL'dir. Ancak limited şirketlerde hisse senedi çıkarılamaz ve pay devri noter onayı gerektirir. Bu yapı, erken aşama girişimler için hızlı başlangıç avantajı sunar; fakat yatırım alınmaya başlandığında kısıtlayıcı hale gelebilir.

Anonim Şirket

Kurumsal yatırımcıların ve melek yatırımcıların büyük çoğunluğu anonim şirket yapısını tercih eder. Hisse senedi çıkarılabilmesi, pay devirlerinin daha esnek işleyebilmesi ve sermaye artırımlarının kolaylığı bu tercihin temel nedenleridir. Asgari sermaye 50.000 TL'dir ve kuruluş süreci biraz daha karmaşıktır.

Genel uygulama şu yönde şekillenmektedir: Seed aşamasından önce Ltd. ile başlayıp yatırım öncesinde A.Ş.'ye dönüşüm yapılması ya da doğrudan A.Ş. olarak kurulması, özellikle yurt dışı yatırımcı hedefleyen startuplar için daha sağlam bir zemin oluşturmaktadır. Ancak hangi yapının daha uygun olduğu, şirketin büyüme planına ve yatırımcı profiline göre değişir.

Kurucu Sözleşmesi (Founder Agreement) Nedir ve Neden Gereklidir?

Founder agreement nedir sorusu, startup kuran her ekibin sorması gereken ilk sorulardan biridir. Kurucu sözleşmesi; birlikte şirket kuran kişilerin hak ve yükümlülüklerini, hisse dağılımını, karar alma mekanizmalarını ve ayrılık senaryolarını düzenleyen temel belgedir.

"Biz zaten birbirimize güveniyoruz, sözleşmeye ne gerek var?" düşüncesi, startup dünyasındaki en yaygın ve tehlikeli yanılgılardan biridir. Güven ilişkisi zamanla değişebilir; ama daha da önemlisi, yatırımcılar due diligence sürecinde kurucu sözleşmesinin varlığını arar. Sözleşmesi olmayan ya da yetersiz hazırlanmış bir yapı, yatırım görüşmelerini sekteye uğratabilir.

Kurucu Sözleşmesinde Yer Alması Gereken Temel Maddeler

  • Hisse dağılımı ve gerekçesi: Kimin ne kadar pay alacağı ve bu dağılımın mantığı
  • Vesting takvimi: Hisselerin hangi sürede ve hangi koşullarda hak kazanılacağı
  • Roller ve sorumluluklar: Her kurucunun şirketteki görev tanımı
  • Tam zamanlı bağlılık: Kurucuların başka işlerle ilgilenip ilgilenemeceği
  • Rekabet yasağı ve gizlilik: Şirketten ayrılan kurucunun neler yapıp yapamayacağı
  • Ayrılık senaryoları: Bir kurucu ayrılmak isterse hisselerine ne olacak?
  • Fikri mülkiyet devri: Kurucuların şirkete katkılarının kime ait olduğu

Özellikle fikri mülkiyet devri maddesi sıklıkla gözden kaçan ama kritik bir unsurdur. Kuruculardan biri şirket için geliştirdiği yazılımı, tasarımı ya da algoritmayı kişisel adına tescil ettirmişse ve şirketten ayrılırsa, şirket bu varlıktan yoksun kalabilir. Bu riski ortadan kaldırmak için tüm fikri mülkiyetin şirkete devredildiğini açıkça düzenlemek şarttır.

Pay Sahipleri Sözleşmesi (Shareholders Agreement – SHA) ve Ortaklar Arası İlişkiler

Pay sahipleri sözleşmesi nedir sorusu, özellikle ilk yatırım turuna hazırlanan girişimlerde öne çıkar. SHA; şirketin tüm pay sahipleri arasındaki ilişkileri, yönetim yapısını, oy haklarını ve hisse devirlerine ilişkin kısıtlamaları düzenleyen kapsamlı bir sözleşmedir.

Ana sözleşmeden (şirket esas sözleşmesi) farkı şudur: Esas sözleşme kamusal bir belge olup ticaret siciline tescil edilir. SHA ise gizli tutulabilen, taraflar arasındaki özel düzenlemeleri içeren ve çok daha ayrıntılı hükümler barındıran bir belgedir.

SHA'da Yer Alan Kritik Mekanizmalar

  • Tag-along (Birlikte Satış Hakkı): Büyük bir pay sahibi hissesini satarken küçük ortakların da aynı koşullarda satış yapabilmesi hakkı
  • Drag-along (Sürükleme Hakkı): Çoğunluk pay sahiplerinin şirketi satarken azınlığı da satışa zorlayabilmesi
  • Right of First Refusal (İlk Alım Hakkı): Bir ortak hissesini satmak istediğinde diğer ortakların öncelikli alım hakkı
  • Anti-dilüsyon: Yatırımcının sonraki turlarda hisse değeri düşerse zararını telafi eden mekanizma
  • Yönetim kurulu yapısı ve oy hakları

"Yatırımcı tüm kontrolü alabilir mi?" sorusunun yanıtı büyük ölçüde bu sözleşmede yatmaktadır. İyi müzakere edilmiş bir SHA, kurucuların belirli kararlar üzerindeki veto haklarını korur; kötü ya da acelece imzalanmış bir SHA ise ilerleyen turlarda kurucuları kendi şirketlerinde azınlık konumuna düşürebilir.

Yatırım Süreçleri ve Yatırım Sözleşmeleri (Term Sheet, SHA) Nasıl İşler?

Bir startup yatırım almaya başladığında hukuki süreç belirli aşamalardan geçer. Bu aşamaları anlamak, müzakere masasında çok daha güçlü bir konumda oturmanızı sağlar.

1. Term Sheet (Ön Mutabakat Belgesi)

Term sheet nedir sorusu, yatırım görüşmelerinde ilk kez duyulan ama anlamı sık sık karıştırılan bir kavramdır. Term sheet; yatırımcı ile girişim arasındaki yatırımın temel koşullarını özetleyen, genellikle bağlayıcı olmayan ön mutabakat belgesidir. Yatırım miktarı, değerleme, hisse oranı, yönetim kurulu yapısı ve özel haklar bu belgede ana hatlarıyla yer alır.

Term sheet bağlayıcı olmasa da son derece önemlidir; zira sonrasında hazırlanacak tüm sözleşmelerin çerçevesini çizer. Term sheet'te verilen bir taviz, ileride SHA'ya ve esas sözleşmeye yansıyarak kalıcı hale gelir. Bu nedenle term sheet aşamasında hukuki destek almak, ilerleyen süreçte çok daha büyük sorunların önüne geçer.

2. Due Diligence (Hukuki İnceleme)

Yatırımcı term sheet'i imzaladıktan sonra şirket üzerinde kapsamlı bir hukuki inceleme başlatır. Şirketin kuruluş belgeleri, mevcut sözleşmeleri, fikri mülkiyet tescilleri, çalışan sözleşmeleri ve vergi durumu bu aşamada incelenir. Due diligence sürecinde ortaya çıkan sorunlar, yatırımın koşullarını değiştirebilir hatta yatırımı tamamen riske atabilir.

3. Yatırım Sözleşmeleri

Due diligence tamamlandıktan sonra yatırım sözleşmeleri imzalanır. Bu paket genellikle güncellenmiş esas sözleşme, pay sahipleri sözleşmesi (SHA) ve varsa yan anlaşmalardan oluşur. Startup yatırım sözleşmesi müzakerelerinde kurucuların en sık düştüğü hata, yatırımcının hazırladığı taslağı okuyan ama gerçek anlamda anlayıp müzakere edemeyen biri olarak masaya oturmaktır.

Startup'ınıza özel sözleşmelerin hazırlanması, term sheet müzakereleri ve yatırım sürecinin doğru yönetilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz. WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz.

Vesting (Hisse Hakediş Mekanizması) Nedir ve Neden Önemlidir?

Vesting nedir sorusu, startup ekosisteminde giderek daha fazla duyulan ama Türkiye'de hâlâ tam anlaşılamayan kavramlardan biridir. Vesting; kurucuların veya çalışanların hisselerini belirli bir süre ve koşullar çerçevesinde kademeli olarak hak kazandığı mekanizmadır.

Neden Gereklidir?

Somut bir örnek üzerinden düşünelim: Üç kurucu eşit hisse ile startup'ı kurdu. Altı ay sonra kuruculardan biri projeden ayrıldı. Vesting mekanizması yoksa, ayrılan kurucu elindeki yüzde otuz üç hissesini tamamen koruyor; şirkette hiç katkısı olmadan büyük bir pay sahibi olmaya devam ediyor. Bu durum hem kalan kurucular için derin bir motivasyon kaybı yaratır hem de ilerleyen yatırım turlarında yatırımcılar için ciddi bir red gerekçesine dönüşür.

Vesting mekanizması bu sorunu çözer: Kurucunun hisseleri belirli bir takvime göre kademeli olarak hak kazanılır. En yaygın model dört yıllık vesting ve bir yıllık cliff'tir: ilk yılın sonunda hisselerin dörtte biri hak kazanılır, ardından her ay kademeli olarak devam eder.

Cliff Nedir?

Cliff, vesting sürecinde hisse kazanımının başladığı minimum süreyi ifade eder. Bir yıllık cliff modelinde kurucu ilk yıl dolmadan ayrılırsa hiç hisse alamaz; bir yıl dolduktan sonra ayrılırsa o güne kadar hak kazandığı oranı alır. Bu mekanizma, şirkete kısa süreliğine katılıp ayrılan kişilerin büyük hisselerle çıkmasını önler.

Vesting mekanizması Türk hukuku çerçevesinde doğrudan "vesting sözleşmesi" adıyla düzenlenmemiştir; ancak kurucu sözleşmesi ve SHA içine yerleştirilen özel maddelerle bu etkinin yaratılması mümkündür. Mekanizmanın hukuki geçerliliğinin sağlanması için doğru sözleşme yapısının kurulması kritik önem taşır.

Startup'larda Hisse Dağılımı Nasıl Yapılmalıdır?

Startup hisse dağılımı, pek çok ekibin "eşit mi bölelim, yoksa katkıya göre mi?" sorusunda takıldığı hassas bir meseledir. Her iki yaklaşımın da artıları ve eksileri vardır; ancak bazı evrensel ilkeler yol gösterici olabilir.

Eşit Dağılımın Tuzakları

Üç kurucu eşit hisse alıyorsa ve ilerleyen süreçte kuruculardan biri diğerlerine göre çok daha az katkı sağlıyorsa, bu dengesizlik zamanla büyük bir kırgınlık kaynağına dönüşür. Eşit dağılım yalnızca katkılar gerçekten eşitse anlamlıdır.

Hisse Dağılımında Dikkate Alınması Gereken Faktörler

  • Her kurucunun tam zamanlı mı, yarı zamanlı mı çalışacağı
  • Fikrin kime ait olduğu ve geliştirme sürecindeki katkılar
  • Sermaye katkısı (nakit yatırım yapan kurucu varsa)
  • Sektör deneyimi ve ağ değeri
  • Gelecekteki yatırım turlarında seyreltme (dilüsyon) etkisi

Erken aşamada çalışanlara veya danışmanlara hisse verilecekse, bu paylar için ayrı bir havuz (option pool) oluşturulması önerilir. Option pool genellikle şirketin toplam hisselerinin yüzde on ile yüzde yirmi arasında tutulur ve yatırımcılar bu havuzun yatırım öncesinde kurulmasını bekler.

Hisse Devri ve Ortaklıktan Çıkış Süreçleri

"Ortağım beni şirketten çıkarabilir mi?" sorusu, startup kurucularının en endişeyle sorduğu sorular arasındadır. Kısa yanıt: Doğru sözleşmeler yapılmamışsa ve hisse yapısı korunmamışsa bu risk gerçektir.

Limited Şirkette Hisse Devri

Türk Ticaret Kanunu'na göre limited şirkette hisse devri kural olarak ortaklar kurulunun onayına tabidir. Esas sözleşmede aksi düzenlenmemişse, çoğunluğun onaylamadığı bir devir gerçekleşemez. Bu durum hem koruyucu hem de kısıtlayıcı olabilir.

Anonim Şirkette Hisse Devri

Nama yazılı hisse senetlerinde esas sözleşmeyle bağlam kısıtlamaları getirilebilir. Bu kısıtlamalar, istenmeyen kişilerin şirkete ortak olmasını engellemek amacıyla kullanılır. Hamiline yazılı hisse senetleri ise devir bakımından çok daha serbesttir.

Kurucu Ayrılmak İsterse Ne Olur?

Bu sorunun yanıtı büyük ölçüde kurucu sözleşmesinde ve SHA'da yer alan düzenlemelere bağlıdır. İyi hazırlanmış bir yapıda ayrılan kurucunun hisselerine şu seçeneklerden biri uygulanabilir:

  • Hisselerin geri alım hakkı (buy-back) belirli bir formülle şirkete veya diğer kuruculara tanınabilir
  • Vesting mekanizması devreye girerek yalnızca hak kazanılan hisseler korunabilir
  • Good leaver / bad leaver ayrımı yapılarak ayrılış koşuluna göre farklı bedeller belirlenebilir

Good leaver / bad leaver mekanizması Türkiye'de giderek yaygınlaşmaktadır. Buna göre haklı bir nedenle ayrılan kurucu (good leaver) hisselerini piyasa değerinden satarken; kötü niyetle ya da rekabet yasağını ihlal ederek ayrılan kurucu (bad leaver) çok daha düşük bir bedelle hisselerini devretmek zorunda kalabilir.

Startup'larda En Sık Yapılan Hukuki Hatalar ve Riskler

Yıllar içinde startup'larla çalışırken defalarca karşılaşılan hukuki hatalar belirli kalıplar izler. Bu hataları önceden bilmek, aynı tuzaklara düşmemek için en etkili yoldur.

1. Sözlü Anlaşmalarla Yola Çıkmak

En yaygın ve en yıkıcı hatadır. "Aramız iyi, sözleşmeye gerek yok" düşüncesiyle kurulan ortaklıklar, ilk ciddi krizde dağılır. Sözlü anlaşmalar Türk hukukunda belirli koşullarda geçerli olsa da ispatlanması neredeyse imkânsızdır.

2. Şablondan Kopyalanan Sözleşmeler

İnternetten indirilen ya da farklı bir şirket için hazırlanmış sözleşmelerin olduğu gibi kullanılması, kritik maddelerin eksik kalmasına ya da yanlış uygulanmasına neden olur. Her startup'ın yapısı, ekibi ve hedefleri farklıdır; sözleşmeler bu özelliklere göre şekillenmelidir.

3. Fikri Mülkiyet Tescilinin Unutulması

Yazılım, marka, tasarım veya patent gibi varlıkların şirket adına tescil ettirilmemesi, ileride ciddi uyuşmazlıklara zemin hazırlar. Özellikle markalar için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurulması, şirketin en değerli varlığını güvence altına alır.

4. Çalışan Sözleşmelerinin Yetersizliği

Startup'larda çalışan sözleşmelerinde gizlilik, fikri mülkiyet devri ve rekabet yasağı maddelerinin yer almaması, özellikle teknik çalışanların şirketi terk etmesi durumunda ciddi kayıplara yol açabilir.

5. KVKK Uyumunun Göz Ardı Edilmesi

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmeyen startup'lar, ilerleyen süreçte yüklü idari para cezaları ve yatırımcı güvensizliğiyle yüzleşmek zorunda kalabilir.

Kurucu ve Yatırımcı Arasında Doğabilecek Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Yatırımcı ile kurucu arasındaki ilişki, temelde ortak bir hedef etrafında şekillense de zaman zaman çatışma noktaları kaçınılmaz hale gelebilir. Bu uyuşmazlıkların önceden öngörülmesi ve sözleşmelere çözüm mekanizmalarının eklenmesi, şirketin geleceğini korumak açısından hayati önem taşır.

En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Türleri

  • Değerleme anlaşmazlıkları: Sonraki yatırım turlarında şirketin değerlemesi konusunda çıkan görüş ayrılıkları
  • Yönetim müdahalesi: Yatırımcının operasyonel kararlara gereğinden fazla müdahil olması
  • Bilgi ve raporlama yükümlülükleri: Kurucu tarafından yatırımcıya sunulan bilgilerin yetersizliği ya da yanlışlığı
  • Exit (çıkış) anlaşmazlıkları: Şirketin satışı ya da halka arz sürecinde tarafların farklı beklentileri
  • Anti-dilüsyon mekanizmalarının tetiklenmesi: Aşağı turda değerleme düştüğünde yatırımcı lehine hisse düzeltmesi

Çözüm Yolları

Sözleşmelere yerleştirilen arabuluculuk ve tahkim klozları, mahkeme sürecine gitmeden uyuşmazlıkların çözülmesini sağlar. Türkiye'de ticari uyuşmazlıklarda dava süreçleri uzun ve maliyetli olabildiğinden, özellikle yatırım sözleşmelerinde tahkim tercih edilmektedir. Yurt dışı yatırımcılarla yapılan anlaşmalarda ise uluslararası tahkim kurumları (ICC, LCIA gibi) sıklıkla tercih edilmektedir.

Somut olaya göre değişmekle birlikte, çoğu uyuşmazlık iyi tasarlanmış bir sözleşme yapısı ve erken aşamada alınan hukuki danışmanlıkla başlamadan önlenebilmektedir.

Startup'ınıza özel sözleşmelerin hazırlanması ve hukuki sürecin doğru yönetilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz. WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Founder agreement (kurucu sözleşmesi) zorunlu mudur?

Yasal zorunluluğu bulunmamakla birlikte, kurucu sözleşmesi olmadan kurulan bir startup büyük riskler taşır. Yatırımcılar due diligence sürecinde bu belgeyi ararlar; ayrıca kurucular arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklarda yazılı bir dayanaktan yoksun kalmak ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Özellikle birden fazla kurucu varsa, şirketi kurmadan önce bu sözleşmenin hazırlanması şiddetle önerilir.

Vesting olmadan startup kurulabilir mi?

Teknik olarak evet; ancak vesting mekanizması olmadan kurulan bir yapıda kuruculardan biri erken ayrılırsa hisselerini koruyabilir. Bu durum hem kalan kurucular için motivasyon kırıcıdır hem de yatırımcılar açısından ciddi bir risk işareti sayılır. Profesyonel yatırımcıların büyük çoğunluğu, yatırım yapmadan önce vesting mekanizmasının kurulmasını şart koşar.

Yatırımcı hisseyi nasıl alır ve bu süreç nasıl işler?

Yatırımcı genellikle mevcut hissedarlardan pay satın almak yerine yeni hisse ihracı yoluyla şirkete ortak olur; bu şekilde sermaye şirkete girer. Süreç term sheet ile başlar, due diligence ile devam eder ve yatırım sözleşmeleriyle (SHA ve esas sözleşme değişikliği) sonuçlanır. Sermaye artırımı ticaret siciline tescil ettirilerek hukuki geçerlilik kazanır.

Fikrim çalınırsa ne yapabilirim?

Hukuki koruma, fikrin somutlaştırılma biçimine göre değişir. Yazılım, tasarım ve eserler telif hukukuyla; markalar Türk Patent ve Marka Kurumu tesciliyle; teknik buluşlar patent başvurusuyla koruma altına alınabilir. Soyut bir fikrin tek başına hukuki koruması oldukça sınırlıdır. Bu nedenle fikrinizi mümkün olan en erken aşamada somutlaştırıp tescil yoluna gitmeniz önerilir.

Term sheet imzalamak bağlayıcı mıdır?

Term sheet genel olarak bağlayıcı değildir; taraflar üzerinde yatırımı tamamlama yükümlülüğü doğurmaz. Ancak içinde yer alan gizlilik ve münhasırlık (exclusivity) maddeleri bağlayıcı olabilir. Münhasırlık maddesi, term sheet süresi boyunca girişimin başka yatırımcılarla görüşmesini kısıtlayabileceğinden dikkatli incelenmesi gerekir.

Yabancı yatırımcı Türkiye'deki bir startup'a yatırım yapabilir mi?

Evet, yabancı yatırımcılar Türkiye'deki şirketlere yatırım yapabilir. Türk Ticaret Kanunu ve Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu bu imkânı tanımaktadır. Ancak bazı sektörlerde yabancı ortaklık oranına ilişkin kısıtlamalar söz konusu olabilir. Yurt dışı fon veya yatırımcılarla çalışırken sözleşmelerin uluslararası standartlara uygun hazırlanması ve kur riskinin yönetilmesi önem taşır.

Çalışanlara hisse verilmesi nasıl yapılır?

Türkiye'de çalışanlara hisse verilmesi (ESOP benzeri yapılar) doğrudan yasal bir çerçeveye oturmuş değildir; ancak çeşitli sözleşmesel mekanizmalarla benzer etkiler yaratılabilmektedir. Çalışana doğrudan hisse devri, hisse alım opsiyonu vaadi ya da ilerleyen dönemde hisse satın alma hakkı tanınması gibi yollar mevcuttur. Her birinin vergisel ve hukuki sonuçları farklılık gösterdiğinden uzman değerlendirmesi önerilir.

Startup hukuku için avukat tutmak ne zaman gereklidir?

Şirket kuruluşundan itibaren, özellikle birden fazla kurucu varsa hukuki destek alınması önerilir. Yatırım görüşmeleri başladığında ise hukuki destek almak artık bir tercih değil, zorunluluktur. Term sheet müzakerelerinde, due diligence sürecinde ve yatırım sözleşmelerinin imzalanmasında deneyimli bir avukatın rehberliği, ilerleyen süreçte çok daha büyük maliyetleri önleyebilir.

Startup'ınız için hukuki destek mi arıyorsunuz?

Kurucu sözleşmesi, pay sahipleri sözleşmesi, yatırım süreçleri ve girişim hukukuna ilişkin tüm konularda startup'ınıza özel değerlendirme yapılması için bizimle iletişime geçebilirsiniz. WhatsApp üzerinden hızlı danışmanlık alabilirsiniz. Her girişimin yapısı ve ihtiyaçları farklıdır; bu yazıdaki bilgiler genel hukuki çerçeveyi aktarmaktadır.

borçlar ve sözleşmeler hukuku
Paylaş